İnsan, kâinatın kıymettar bir meyvesi
Rü’yet-i Cemalullah meyvesini kendi aldığı gibi, o meyvenin her mü’mine dahi mümkün olduğunu, cin ve inse hediye getirmiştir ki; o meyve ne derece leziz ve hoş ve güzel bir meyve olduğunu bununla kıyas edebilirsin. Yani, her kalp sahibi bir insan, zîcemal, zîkemâl, zîihsan bir zatı sever. Ve o sevmek dahi, cemal ve kemâl ve ihsanın derecatına nisbeten tezâyüd eder, perestiş derecesine gelir, canını feda eder derecede muhabbet bağlar. Yalnız bir defa görmesine, dünyasını feda etmek derecesine çıkar. Hâlbuki bütün mevcudattaki cemal ve kemâl ve ihsan, Onun cemal ve kemâl ve ihsanına nisbeten, küçük birkaç lemaatın güneşe nisbeti gibi de olmaz. Demek, nihayetsiz bir muhabbete lâyık ve nihayetsiz rü’yete ve nihayetsiz bir iştiyaka elyak bir Zat-ı Zülcelâl-i Velkemâl’in saadet-i ebediyede rü’yetine muvaffak olması ne kadar saadetaver ve medar-ı........
