menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kavl-i maruf

19 0
07.04.2025

Kur’ân-ı Kerîm’de bir kavl üslubu olarak zikredildiği gibi ‘emr-i bil maruf’ yani bir emir içeriği olarak da zikredilmektedir. Ancak genel manası ile birlikte, üslubu anlamak açısından hangi ayetlerde, kime karşı ve ne bağlamda zikredildiğini bilmekte fayda var.

“Allah’ın sizin için geçim sebebi kıldığını (velisi bulunduğunuz kimselerin/yetimlerin mallarını) sefihlere (deli ve reşit olmayan yetimlere) vermeyin. Fakat kendilerine onlardan (o mallardan) yedirin, onları giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.”1

“Mîras taksîm olunurken (vâris olmayan) akrabalar, yetimler ve yoksullar da hazır bulunursa, bundan onları da rızıklandırın ve onlara güzel söz söyleyin.”2

Nisa Suresi’nde, kavl-i maruf özellikle yetimlere, ihtiyaç sahipleri ve akrabalara güzel, gönül alıcı, ihtiyaç giderici bir söz üslubu şeklinde zikredilmiştir. Kavl-i maruf söz konusu ayetlerde özellikle ihtiyaç gideren kişilerin, ihtiyaç sahibi kişilere karşı kullanması gereken bir üslup olarak zikredilmektedir. Yani bu kavl, burada geçen manası ile arif ve olgun ve müşfik ve hakkaniyetli bir üsluptur.

Sorumluluğu altında yetimlerin, acizlerin, çocukların, ihtiyaç sahiplerinin ve akrabaların bulunduğu kişiler, güzel bir verici olduğu gibi hakikatli ve müşfik bir nasih de olmalıdır. Maruf bir kavl üslubu, hakkaniyetli bir verici olmayı gerektirir. Aynı zamanda kavl-i marufun, kişinin raiyeti altındakilere, ihtiyaç sahiplerine ve bir tebliğ ve teklif üslubu olarak da kullanılması gerekir. Ancak bu üslubun hoşnut........

© Yeni Asya