menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kelime mezarlığı (2)

18 0
01.07.2026

Fıtrî bir doğum neticesi dünyaya gelen bebek ile, hayata gözlerini sezaryenle açmış çocukların sıhhî durumları farklı olmaktaymış. Sezaryenle doğan çocukların immün sistemleri daha zayıf olduğundan, hastalıklara daha mukavemetsiz imişler. Hekimler, bu sebeple “normal doğum” yapılması, bebeğin doğum ânında fıtrî sıvıları emmesi gerektiğini söylemekteler.

Kelimeler de her zaman -insanlar gibi- fıtrî doğuma mazhar olmazlar. Hele Süfyaniyetin hükümfermâ olduğu coğrafyamızda. 

Kimi sezaryenle, bazıları da tüp bebek yöntemiyle hayata geçirilmeye çalışılmış sözcük(!)ler, devletin resmî kuvözlerinde sun’î teneffüsle yaşatılmaya çalışılan tilcik(!)ler ve her şeye rağmen halkımızın kelime mezarlığına defnetmeye muvaffak olduğu nice cenazeler:

betke, söydeşi, tükelmek, tanmalı, ep, usul (akıl), üycük, budunbuyrumcu, uzabilig, buğulu(vapur),  esenek, öğrenek(dershane), kurağ, önüt, günce(gazete), tutkuca(trajedi), dokunca (zarar), yılınç, bağlanç (din), kısıklık (zaruret), görmük, gücün(cebren), gökçeyazın (edebiyat), duyganlık (hassasiyet), yoru(mana), düzeyit (nesir), uzabilik (tarih), tüp(asıl), tansıklamak( hayret etmek)… 

Bu cenazelerin defnedildiği mezarlıklardan birinin adı, “Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu” adlı betik(!)tir.( TDK1935)

Prof. Timurtaş Hoca, “Gramer kaidelerine uygun, mânâca yanlış olmayan yeni bir kelime, uydurma bir kelime değildir. Uydurma kelime, yanlış eklerle yapılan; ses, şekil veya mânâca noksan olan kelimelerdir.” der ve devam eder:

“Eklerin yanlış kullanılması (fiil köküne getirilmesi gerekenlerin isim köküne getirilmesi veya aksi), mânâ ve fonksiyonlarının değiştirilmesi, başka dillerden alınması, başka dillerdekine benzetilerek yapılması gibi durumlar dışında doğrudan doğruya uydurulan ekler de........

© Yeni Asya