ABD/İsrail-İran’ın uzatmalı kırılgan ateşkesi
Bununla birlikte ateşkesin uzamasından saatler sonra, İran güçleri, Hürmüz Boğazı’nda el koyduğu iki gemiyi İran kıyılarına götürdü. İran Parlamento Başkanı ve Baş Müzakereci Muhammed Bağher Ghalibaf 22 Nisan’da “tam bir ateşkes, ancak deniz ablukasının kalkmasıyla ve dünya ekonomisini ele geçirilme çabalarının sona erdiği takdirde anlamlıdır” açıklamasıyla, kırılgan ateşkesin girdiği çıkmazdan, Trump’ın ablukasını sorumlu tutuyor. Trump’ın “savaşı bitirmek için aceleye gerek olmadığı” ifadesi de ateşkesin kırılganlığının göstergesi.
Uluslararası kaynaklar bölgede 21 ABD savaş gemisinin bulunduğunu ve bunlara 7 adet geminin daha katılacağını belirtiyorlar. Yine bu gemilerden 12 adedi İran limanlarını deniz ablukası altında tutmakla görevliler. Kırılgan ateşkes devam ederken, ABD Deniz Kuvvetleri Bakanı John Phelan’ın 22 Nisan’da görevden alınması büyük yankı yaptı. İkinci döneminde daha sert tavır takınan Trump, bunu uyuşturucu kaçakçısı gemilere ve Venezuela’ya operasyon ile Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılmasında gösterdi. Şimdi de ABD/İsrail’in İran’a saldırıları takip ediliyor. Trump’ın ikinci döneminin başlangıcından itibaren sert askerî operasyonlar, ordunun merkezi Pentagon’da üst düzey askerler arasında da tartışmalara yol açtığı biliniyor. Savunma Bakanlığı’nın isminin Savaş Bakanlığı şeklinde değiştirilmesi, “Savaş Bakanı Pete Hegseth’in Genel Kurmay Başkanı Randy George’u 2 Nisan’da görevden alması ve George’la Kara Kuvvetleri Bakanı Dan Driscoll arasında giderek artan gerilimler de mevcuttu.” Tüm bu gelişmeler, İran’la savaş sürerken Pentagon’da kaos ortamına ya da belirsiz bir stratejiye işaret ediyor.
Diğer taraftan Hürmüz Boğazı’nın kontrolü, ABD’nin savaşı başlatma sebeplerinden değil. Çünkü........
