menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sevgi evi

22 0
11.07.2026

Okul müdürü, Cuma günü yapılan bayrak töreninde öğrencilerine seslendi: “Sevgili gençler, karne törenimiz konferans salonunda yapılacaktır. Her öğrencimiz karnesini anne ve babasıyla birlikte alacak. Amacımız, bu güzel anı ailelerinizle paylaşmanızdır.” Bu sözler birçok öğrenciyi heyecanlandırırken, dokuzuncu sınıf öğrencisi Hasan’ın yüreğine derin bir hüzün bıraktı.

Karne günü salon, aileleriyle gelen öğrencilerin neşesiyle doldu. Müdür, ailenin önemini anlatan kısa konuşmasının ardından öğrencileri tek tek sahneye davet etti. Her öğrenci anne ve babasıyla birlikte karnesini alıyor, sevinçle sarılıyor ve fotoğraf çektiriyordu. Hasan ise sessizce sırasını bekliyordu.

Hasan, yıllar önce anne ve babasını bir trafik kazasında kaybetmişti. Yakını olmadığı için önce yetiştirme yurduna, daha sonra Sevgievi’ne yerleştirilmişti. Kendini bildi bileli gerçek bir aile sıcaklığını yaşamamıştı. Salondaki sevgi dolu görüntüler, içindeki yalnızlık duygusunu daha da büyütüyordu. “Tek başıma sahneye nasıl çıkacağım?” diye düşünüyordu. Bir ara salondan kaçmayı bile istedi. İçinden sessizce, “Allah’ım, hep kimsesiz mi kalacağım?” dedi.

Bir süre sonra adı anons edildi. Hasan, başını öne eğerek ağır adımlarla sahneye yürüdü. Kimsenin yüzüne bakamıyordu. Tam karnesini almak üzereyken arkasından ayak sesleri duydu. Başını kaldırdığında bütün öğretmenlerinin sahneye çıktığını gördü. Her biri onun........

© Yeni Asya