menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gönüllerde taht kurmuştu

12 0
28.02.2026

“Hızlı giden bir şimendiferin her iki yanında açılan delikler ve o deliklerden görünen cazibedar çiçekler ve leziz meyveler var” diye okur.

Sonra devamla, o hayalî olayda çiçeklere ve meyvelere elini uzatıp koparmaya çalıştığında, şimendifer çok hızlı gittiğinden elinin kanadığını söyler. Mustafa Türkmenoğlu dersi dinlerken kendi kendine: “Acaba okunan yer hayal mi?” diye düşünür. Bediüzzaman, Mustafa’ya dönerek:

“Bak kardeşim, bu hayal değil; hakikattir” deyince Mustafa şaşırıp kalır. Bediüzzaman, hayal diye bir şeyin olmadığını, sırf tenkit edilmesin diye öyle yazdığını söyler.

Başka bir gün yine Mustafa, Bediüzzaman’ın ziyaretine gider. Bediüzzaman yaptığı derste “tayy-ı zaman, bast-ı mekân” olayını anlatır. Daha iyi anlaması için de örnekler verir. Bediüzzaman, Mustafa’nın anlamadığını görünce konuyu bir daha tekrar ederek anlatır. Buna rağmen Mustafa yine anlamaz. Mustafa, konuyu anlamamasının sebebini uzun süre uykusuzluğu, uzun bir yoldan gelmiş olması ve ardında çok yorgun olmasına bağlar.

Bediüzzaman, Mustafa’nın anlamasını sağlamak için “tayy-ı zaman ve bast-ı mekân”ı; önce zaman ve mekânın mahiyetini anlatarak, sonra zaman atlamayı ve mekânın genişlemesini örnekler vererek açıklar. Bediüzzaman teferruatlı anlatmasına rağmen Mustafa kendini toparlayamaz ve konuyu yine anlamaz.

Bediüzzaman, Mustafa’nın anlayabilmesi için şöyle devam eder:

“Uzun zamanda olması gereken şeylerin kısa zamanda gerçekleşmesi.” diyerek bir örnek verir.

“On iki saatte olması gereken bir işin bir saate, bir saatte........

© Yeni Asya