Akrebin intiharı - yürüyen canlı cenazeler
Daha hayatın dibacesinde... doğu kanlılar, batı kanlılar
Genç erkekler, genç kızlar... Delikanlılar...
Pelikanlar hüzünlü, suskun... Baykuşlar konserde
Şırıngada akrep... Yüzünde masumiyetin ambalaj artıkları
Sözleri ışıktan uzak, gözlerde tuzak...
Sırsız, sınırsız... Zemherir çalığı,
Uğursuz gecelerin arsız hırsızı,
Sahte yıldız/lara yürek sızlarken;
Kaldırımlardan, basık akrep yuvalarına
Y u v a r l a n a n l a r ,
Kalleşlik pusuda, sözde kardeşlik!..
Nanik yapan neon lambalar altında,
Satıcısından daha namuslu sermaye,
Kimi ürkek ve şaşkın, taşkın kimi,
Arsız, huysuz, huzursuz
Delik heybesine zamanı tepiyor,
Yırtık kahkahalar erkenden sokağa taşıyor.
Ruhunda boşluk, kalbinde kara delik…
Sonsuza gebeyken, kıskaç kapanmak üzere...
Okyanuslar boşanıyor gözlerinden,
Kadehlere doluyor, körlük!
Meze oluyor taze, kirlenmiş...
Bakışları eze eze, temize çekmeye çalışıyor,
Karbondan adamcıkları.
Hüzün sarısı sonbahar!
Taze tutuşturuyor muşambaları,
Et ateşe düşüyor ezik. Tütsüde zehir...
Adamcıklar eriyor eciş-bücüş... büzülüyor, üzülüyorlar...
Ve akrebe dönüşüyorlar birden...
Çürümüş ruhları kim diriltecek?
Kıskaç daralıyor gittikçe... Raylarda ahirzaman. Yüksek volümde........
