menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kimyager tacir

13 0
24.03.2026

Fakat nasıl bir tacir olduğunu kendisi tarif etmek şartıyla. Her yerde olduğu gibi burada da bir tecdid yapma peşinde. Zaten Bediüzzaman’ın hayatının hemen her alanında bir tecdid görüyoruz.

Araştırma ve geliştirmenin önemini kavramış ve bu işe büyük bütçeler ayıran çağımıza imam olabilecek bir zâtta bulunması gereken en önemli özelliğin tecdid olması gayet fıtrîdir. Bizlere düşen ise ona layık takipçiler olmaya gayret etmektir.

Bediüzzaman’ın nasıl bir tacir olduğuna geçmeden önce tacir kelimesine kısaca bakalım. Tacir, ticaret yapan kişi demektir. Bir abimizin ifadesiyle “basiretli iş adamı.”

Peki nedir basiretli iş adamı? Bir yerde veya zamanda kıymeti olmayan yahut az kıymetli olan bir malı alıp, onu daha kıymetli olduğu yerde veya zamanda satarak menfaat elde eden kimse.

Burada basiret neden gereklidir? Çünkü basiret sayesinde kişi malın nerede ve ne zaman kıymetli olacağını doğru öngörebilir. Eğer bu öngörüde hata ederse ticaretinde batması kaçınılmazdır.

Bu yönüyle tüccar; bir ürüne katma değer katarak menfaat elde eden kimse demektir. Bildiğiniz gibi bu aynı zamanda Resûl-ü Ekrem’in(asm) de sünnetidir. Bediüzzaman da bu sünnete ittiba ederek tacirlik yapmıştır. Zaten insan bu dünyaya ticaret için gönderilmiştir. Ticaretinde kazancı çok olanlardan olmak duasıyla.

Bu durumda Bediüzzaman’ın bir şeyi alıp ona katma değer katarak satması gerekir. Şimdi onun tarifine bakalım:

“Evet, tacirim; hem de kimyagerim.”

Yani sadece tacir değil; kimyager bir tacir.

Peki kimyager bir tacir nasıl olur?

Bediüzzaman bu soruya iki maddeyi mezcettirerek katma değer sağladığını söyleyerek cevap veriyor. Yani........

© Yeni Asya