Virüsler ve hayata etkisi
Üstad Said Nursî bir eserinde şöyle der: ”İ’lem ey mağrur, mütekebbir, mütemerrid nefis! Sen öyle bir zâfiyet, acz, fakirlik, miskinlik gibi hallere mahalsin ki, ciğerine yapışan ve çok defa büyülttükten sonra ancak görülebilen bir mikroba mukavemet edemezsin; seni yere serer, öldürür.” (Mesnevî-i Nuriye, s. 100)
Acaba, Suriyeli bir küçük yavrunun, ölmeden önce, “Sizleri Allah’a şikâyet edeceğim” sözü ve İslâm âleminin Dünya’da yaşanan zulümlere sessiz kalışı gayretullaha mı dokundu da, Coronavirüs gibi birçok musibet tüm dünya’nın başına musallat edildi?
O zamanlarda birçok şeye alıştık. Başta hayatımızın çoğunu evde yaşamaya. Aynı zamanda dünya ile de bayağı ilgilenmeye başladık bu vesileyle ama insanların ilgilendikleri konular azaldı. Kendi mesleği, evinin ihtiyacı, Virüs gibi ancak birkaç konu kaldı.
Dünyalık konular azalınca, bazıları bu sefer dinî konulara ağırlık vermeye başladılar. Bunu sosyal medyada yapılan paylaşımlardan çok açık bir biçimde gördük ve görüyoruz. Şöyle bir düşündüğümüzde ve etrafımıza baktığımızda virüslerin (salgın hastalıkların) zararları yanında faydaları da vardır diyebiliriz.
Görünen zararlarına baktığımızda; Hastalıklar ve ölümler, ekonomik iflaslar, sosyal hayatın hemen hemen durması, ölüm korkusu, başta Kâbe ve camiler önce cemaate kapatılması sonra sınırlı açılması, gazete tirajlarının azalması, işsizliğin gittikçe artması, özellikle küçük esnafın ekonomik krize girmesi........
