menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hakkı bâtıla karıştırmamak

27 46
22.02.2026

İşte böyle bir zamanda günahlar çok, helal mal azdır. Az bir amel ve sadaka ile kişi kendisini kurtulmuş kabul eder, Allah’tan af dilemeden affedileceğini umar. Kendisine güvenir ve günahlara dalar, nefsini hesaba çekmez. Günah işlemekten korkmaz, nefislerine uyarlar. Bütün endişeleri dünyalarıdır. Hayra cimridirlerler, şerre cömerttirler. Bu durum onların enaniyetlerinden kaynaklanır. 

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri “Bu zamanda enaniyet çok ileri gitmiş. Herkes, kameti miktarında bir buz parçası olan enaniyetini eritmeyip bozmuyor, kendini mazur biliyor; ondan nizâ çıkıyor. Ehl-i hak zarar eder; ehl-i dalâlet istifade ediyor”  buyurarak yukarıdaki hadis-i şerifin manasının bu zamanda hükmettiğini izah eder. Enaniyet o derece hükmetmekte ki, davası için gayret gösterenleri enaniyet ile suçlarlar, ama enaniyetlerinden kendi hatalarını göremezler, hep başkalarının hatalarına dikkat çekerler.

İslâm âlimleri “Hafiflikten ibaret olan şeyler nefse kolay gelir, zahmetsiz olur. Ciddi şeyler ise nefse zor gelir, zahmetli olur. Bu sebeple nefis onları yapmakta tembel davranır. Bu hakikati yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de “Umulur ki zor olan şeylerde sizin için hayır vardır. Sevdiğiniz ve hoşlandığınız şeylerde ise sizin........

© Yeni Asya