menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Batı’dan gelen cereyanlar

14 0
05.07.2026

Arapça “zıt yöne doğru akmak” demektir. Elektrik akımına “cereyan” denildiği gibi; ilim, kültür ve sanat alanında “akım” ve “fikir ekolü” manasında kullanılmaktadır. Batıda teşekkül eden Rasyonalizm, Emprizm, Materyalizm, İdealizm, Pragmatizm, Nihilizm, Pozitivizm, Darvinizm gibi sonu “izm” ile biten akımlara “felsefî cereyanlar” denir. Türkçeye “cilik” şeklinde geçen Hümanizm, Nasyonalizm, Sosyalizm, Kapitalizm, Liberalizm ve Sekülerizm gibi cereyanlar da sosyal ve siyasî cereyanlardır.

Bu gibi cereyanlar gerçek hürriyeti ve aklın düşünce alanını sınırlandırdığı için insanların fıtratlarına Allah’ın koyduğu kıymettar seciyeler inkişaf etmez veya su-i istimal edilerek insanlığa zararlı hale gelir.  Meselâ hümanizm ekolüne kapılanlar “insan sevgisi” adı altında dinin pek çok hakikatlerini inkar eder. Şefkatin su-i istimali ile ahireti düşünmeyerek dünyası için ahiretini feda ettirir. Rasyonalizm ve sekülerizm “akıl insan saadeti için yeterlidir” der ve dine ihtiyaç olmadığını iddia ederek nefsin terbiyesine ve ruhun tekâmülüne engel olduğu gibi ahirette insanı ebedî cehenneme mahkum eder. Nasyonalizm ve Kapitalizm de ırkçılığı ve menfaat üzerinde boğuşmayı meşru gördüğü için insanlığın saadetini mahveder. 

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri “Biz müteharrik-i bizzat değiliz, bilvasıta müteharrikiz. Avrupa üflüyor, biz burada oynuyoruz. O tenvim ile telkin eder, biz kendimizden hayal edip, asammâne tahribimizde eser-i telkini icra ederiz” demekle beraber bu cereyanların bütününü reddetmez. “Gelen cereyan ya menfî veya müspettir” der ikiye ayırır. Menfî cereyanlara kapılanların “harf” gibi “bütün harekâtı, bizzat........

© Yeni Asya