Kaynakların israfı ve silahlanma
Günümüzde büyük devlet olmak; Demokrasi, adalet, hak ve hürriyetlerini esas alan hür demokratik bir siyasî rejimle idare edilmek ve vatandaşların hayat standardının yüksekliği, bilgi, sanayi ve teknoloji üretiminin büyüklüğü ile ölçülmektedir.
Almanya, Japonya gibi ülkelerin ağır silâhlarla donatılmış kalabalık orduları yoktur. Onların modern silâhlarla donanımlı, sayısı az, vurucu gücü kuvvetli, tasarruflu orduları vardır. Ancak onlar, Demokrasi ve halkın refah standardının yüksekliği ile tanınan dünyanın en gelişmiş ülkelerinin başında gelirler. Çünkü onlar kaynaklarının pek azını savunmaya ve güvenliğe, çoğunu sanayi ve teknoloji üretimine harcamaktadırlar.
Ülkemizde kaynakların israfı, daha çok askerî darbe süreçlerinde yaşanmıştır. Seçimle iş başına gelmiş yönetimleri silâh zoruyla, dolaylı veya doğrudan alaşağı eden darbeciler, halkı iğfal ederek kolay yönlendirebilecekleri vizyonsuz, liyakatsiz siyasîleri iş başına getirmişlerdir. Bu siyasîler de, ne yazık ki devletin kaynaklarını yanlış alanlarda harcayarak heba etmişlerdir. Bu alanlardan biri; milyarlarca dolar ödenerek yapılan aşırı silâh ithalatıdır. Halkını mağdur eden kalabalık bir askerlik sistemine trilyonların harcanmasıdır.
Türkiye’nin dış savunmasını yapabilecek dinamik güçlü, modern bir ordusu elbette olmalıdır. Ancak bu iş hür Batı ülkelerinde olduğu gibi olmalıdır.
Haddizâtında ülkemizin kaynakların çoğu, din ilimleriyle........
