Güzel şahitliklerle hatırlanmak…
Risale-i Nur eserlerinde insana dünyadaki vazifesi çok orijinal bir ifade ile hatırlatılır: “Dünya bir misafirhânedir. İnsan ise, onda az duracaktır ve vazifesi çok bir misafirdir ve kısa bir ömürde hayat-ı ebediyeye lâzım olan levâzımâtı tedârik etmekle mükelleftir.” (Sözler, Yirminci Söz, İkinci Makam, s. 241)
Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi de dünya hayatını tamamlayıp ahirete göç edenler arasında yerini aldı. Hatırlanacağı üzere tıp doktoru olan Hüsrev Hatemi, hukukçu Prof. Dr. Hüseyin Hatemi’nin ikiz kardeşiydi. Hüseyin Hatemi Bey bir ara Yeni Asya’da haftada bir yazılar yazıyordu ve o yazılar “Hikmet Arayışları” ve “Medine Düşünceleri” adıyla (1996) kitaplaşmıştı. Bu sebeple Hüseyin Hatemi hocayla daha sık görüşsek de Hüsrev Hatemi beyle tanışıklığımız Şubat 2020’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nün fakülte binasında düzenlediği bir toplantı esnasında mümkün olmuştu. “Şehir ve Toplum Kulübü” tarafından (Amfi 4’te) düzenlenen “Edebiyatı Tanımak” başlıklı programa Prof. Dr. Hüsrev Hatemi konuşmacı olarak katılmıştı.
12 Aralık 1938 İstanbul doğumlu olan Prof. Dr. Hüsrev Hatemi konuşmasında o günkü aile yapısı, sokaklar, komşular, okullar, kişilerin birbirine karşı saygısı gibi maalesef günümüzde yok olmuş konulardan bahsetmişti.
2020’deki bu toplantının sonunda Hüsrev Hatemi Hoca ile biraz sohbet etme ve “Kişver” adlı kitabını (Kişver ‘ülke’ demek) imzalatma imkânı da bulmuştuk. Hatemi, Kişver adlı eserinin bir yerinde şöyle der: “Mevlânâ’nın yanında, Said........
