menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ters köşenin ders köşesi şeyler

28 0
12.09.2026

Birinden bir şey alırken ağırlaşıyor; verirken hafifliyorsunuz; size de öyle mi geliyor? Yani almak mı rahatlatıyor; vermek mi?

“Ben bilmem; padişahımız bilir.” konformizminin zincirlerinden boşalmadan demokrasi, hürriyet dolmaz buralara.

Hocalarımız cumalarda, bayramlarda bir beş dakika kendileri konuşamaz mı? Diksiyonu, hitabeti kıvamında… Huu; orda iki cümle kuracak biri yok mu?! Hazır fotokopileri -ve bazıları telefondan- aynen okuyorlar da... Hayatın ritmine uysanız diyorum. Yüzünüzde de biraz tebessüm olsa! Çok şey mi istiyorum?! Alıcı; umucu olur, der, atalar.

Savaş, savaştır; kandır, gözyaşıdır, yıkımdır. Aslolan sulhtur. Hele artık bu kıyamet zamanlarında savaşa bütün dünya kapılarını sıkı sıkıya kapamalı… Efendimiz aleyhisselatü vesselamın savaşlarının yekûnu birkaç ay… Diplomasi, meşveret, demokrasi, şeffaflık savaşların, açlığın, huzurun ilaçlarıdır. 

Bir ülkede yazarlar ne zaman hatır için değil; hakikat için kelime seçerse; o andan itibaren insanlık nefes almaya başlar. Bunun için biz biraz daha bekleyeceğe benziyoruz gibi de sanat izne bağlı yürümez ki…

Devler aç kalınca saldıracak yer ararmış.

Adım başı hastane; fakir toplum demek... Kaçımızın sofrası sağlıklı?! Can boğazdan gelir. Boyalı cilalı gıdalar... Geçiştirmelik öğünler... Eee; kanser, ülser... Ameliyat, kemoterapi, iğne, ilaç... Bunlar sağlam vücudu çürütür. Ülkenin dörtte üçü hasta ise ülke........

© Yeni Asya