Yargıyı temizleyecek yargı: AİHM
Öncelikle şunu söyleyelim: Somut olay özelinde Özgür Özel’in mi, Akın Gürlek’in mi haklı olduğu konusu bizim değerlendirebileceğimiz bir husus değil.
Esasen bugünkü şartlar altında galiba hiç kimsenin tam ve sağlıklı bir değerlendirme yapması mümkün değil. Zira bu meselenin hakemi yok.
Biz meseleye tam da bu sebeple başka bir taraftan bakıyoruz. Yargı ve bağımsızlığı açısından.
Gerçekten, Gürlek’in kendisini savunurken söylediği şu cümle dikkat çekici:
“Özgür Özel’in eline tutuşturulan kâğıtlarda yer alan, ancak gerçekte tapu kayıtlarında karşılığı olmayan hayal ürünü bu iddialar tamamen kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir. ... Elinde gerçekten bilgi ve belge olduğunu iddia edenlerin adresi siyasî kürsüler değil, ilgili yargı mercileridir.”
Benzer cümleler AKP sözcüsü Ömer Çelik’in konuyla ilgili açıklamalarında da vardı:
“Varsa bir delili gitsin yargıya. Daha önce de tamamen dedikodu olan açıklamalar yapıyor. Burası magazin derneği değil. Siyasetin de denklemi var. Söylediği şeylerin zemini yok. Özel, partisindeki arkadaşların girdiği mal mülk işleriyle uğraşsın.”
Soralım: Bu iki davet mantıklı mıdır? Bu işin doğrusu yargı eliyle öğrenilebilir mi?
Otuz sene önce böyle bir polemik çıksaydı “Evet, mümkündür” denilebilirdi.
Ama bugün artık maalesef “Mümkün değil” diyoruz.
Bu artık sadece bir “yargı algısı” meselesi de değil. Bir sistem ve işleyişi meselesi.
Bayram boyunca çevremizde anketler yaptık ve Adalet Bakanının ve Hükümet Sözcüsünün “Suç isnat eden yargıya gitsin” teklifinin hakikaten mümkün, anlamlı ve geçerli olabilecek bir yöntem teklifi olup olmadığını sorduk.
AKP’yi desteklemeye devam eden dostlarımız dahil, herkes şunu........
