Hoş geldin sultanım
Ey oruç, biz de sana tutulmuşuz. Sen bakma bizim “oruç tutuyoruz” dememize. Biz aslında sana “tutunuyoruz.” Yüzümüzü sana çeviriyoruz, gözümüzü senden ayıramıyoruz. Geldiğin zaman gönül bahçelerimizde güller açıyor. Hangi mevsimde gelirsen gel, sen geldiğin zaman biz hep baharı yaşıyoruz. Ruhumuzda nevruz ateşleri yanıyor, kalbimizde muhabbet filizleri uyanıyor, gönül gözümüzle hep seni takip ediyoruz. Bir güne bakan gibi, hep sana bakıyoruz.
Mahyalara adını yazıp, gelişini göklere muştuluyoruz. Sevincimizi meleklerle paylaşıyoruz. Seninle ezanlar bir başka güzel okunuyor, namazlar bir başka anlam kazanıyor. Seninle kulluğumuzun izzeti, sofralarımızın lezzeti artıyor. Sevgiler ve sevinçler gönüllerden taşıyor, kalpten kalbe bir muhabbet mesajı ulaşıyor. Herkes birbirine seni muştuluyor. Ne kadar güzel bir cemalin var ki, bin dört yüz kırk yedi yıldan beri tazeliğin, güzelliğin ve caziben devam ediyor. Hatta zaman geçtikçe, dünya ihtiyarladıkça sen gençleşiyorsun, güzelleşiyorsun. Ve, her gelişinde yeni bir heyecanla taze bir aşkla sana tutuluyoruz.
Ey Ramazan, sen ayların sultanı olduğun gibi, gönüllerimizin de sultanısın. Senin nurunla ruhumuzun karanlıkları aydınlanıyor, kalbimizin pası siliniyor. Çocuklar da senin gelişini sevinçle karşılıyorlar. Küçük yüreklerinde senin........
