Zelenskiy-Putin hattında barış arayışı ve çözülemeyen düğüm
Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş dördüncü yılını geride bırakırken, dünyanın gözü yeniden Vladimir Putin ile Volodimir Zelenskiy arasındaki ilişkiye çevrilmiş durumda. Aslında burada söz konusu olan yalnızca iki lider arasındaki kişisel ilişki değil. İki ülkenin geleceği, Avrupa’nın güvenlik mimarisi, enerji piyasaları, gıda güvenliği ve küresel ekonomik dengeler de bu ilişkinin nasıl şekilleneceğine bağlı.
Bugün Putin ile Zelenskiy arasında doğrudan ve güvene dayalı bir ilişki bulunduğunu söylemek mümkün değil. Tam tersine, yıllardır süren savaş iki lider arasındaki siyasi ve diplomatik mesafeyi son derece büyüttü. Ancak savaşın sona ermesi için bir noktada yeniden doğrudan temas kurulması gerekecek. Nitekim Zelenskiy, Haziran 2026’da Putin’e açık mektup göndererek yüz yüze görüşme çağrısında bulundu. Ukrayna lideri, görüşmenin Türkiye, İsviçre veya bir Arap ülkesinde yapılabileceğini ve ABD ile Avrupa’nın da sürece dâhil olması gerektiğini ifade etti.
Burada dikkat çeken nokta, Zelenskiy’nin doğrudan Putin’e seslenmesidir. Çünkü savaş uzadıkça askerî yöntemlerin tek başına kalıcı bir çözüm üretmesinin ne kadar zor olduğu daha fazla ortaya çıkıyor. Ukrayna bir taraftan savunmasını sürdürüyor ve Rusya topraklarındaki bazı hedeflere yönelik saldırılarını artırırken, diğer taraftan diplomatik kanalların açık tutulmasını istiyor.
Putin cephesinde ise yaklaşım farklı. Moskova yönetimi, Ukrayna ile barış görüşmelerine prensipte karşı olmadığını söylese de bunun belirli şartlar çerçevesinde gerçekleşmesini istiyor. Rusya, işgal ettiği ve kendi topraklarına kattığını ilan ettiği bölgeler konusunda taviz bekliyor. Ukrayna ise toprak bütünlüğünden vazgeçmeyeceğini ve güvenlik garantileri olmadan kalıcı bir anlaşmanın........
