19 Mayıs; Sadece bir çelenk koyma töreni mi?
Hayır yüreklere sığdırılamayacak kadar büyük bir iradedir.
19 Mayıs’tı. Türk milletinin küllerinden yeniden doğduğu, emperyalizme "hayır" diyerek bağımsızlık meşalesini Samsun’dan yaktığı o büyük günün 107. yıl dönümü.
Ancak bu sene de gördük ki; bayramlarımız, iktidarın tepesinden gelen bir emirle, adeta bir "yasaklılık" psikolojisiyle, ruhundan arındırılmış, protokolün kara duvarlarına hapsedilmiş durumda.
Peki, stadyumları dolduran o muhteşem coşkuyu kim, neden söndürdü?
Bu coşkunun söndürülmesi tesadüf değildir. Bu, yıllardır sistematik bir şekilde uygulanan Atatürk karşıtı bir ideolojik mühendisliğin sonucudur.
Cumhuriyet’in kurucu felsefesini "eski bir defter" olarak gören, o günün heyecanını "halktan kopuk bir ritüel" gibi yansıtmaya çalışanlar, aslında milletin hafızasını silmeye çalışmaktadır.
Hürriyet’in manşetinde bile yer bulamayan o küçük kutucuk, işte bu "küçültme ve değersizleştirme" siyasetinin en net fotoğrafıdır. Milli bayramları sadece çelenk koyma merasimlerine indirgeyen zihniyet; o törenlerin yarattığı toplumsal sinerjiden, o omuz omuza duruştan korkmaktadır.
Çünkü halkın bayramlarda birleşmesi, bu iktidarın ayrıştırıcı........
