menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cehaletin yükselişi: Hepimizin gizli düşmanı

6 1
19.09.2025

Ekonomi çoğu zaman para, faiz, enflasyon ve borsa grafiklerinden ibaretmiş gibi görünür. Oysa asıl görünmeyen bir aktör vardır: cehalet. Para kaybedilir, tekrar kazanılır. Ama kaybolan güveni, karakteri ya da bilgelik dolu bir bakış açısını geri kazanmak kolay değildir. Ne yazık ki bugün tüm dünyada cehalet, adeta Yüzüklerin Efendisi filmindeki Sauron’un karanlık ordusu gibi yükseliyor. Fakat bu savaşta kılıç yerine bilgisizlikle donanmış sözler ve yanlış politikalar kullanılıyor ve en tehlikelisi, bu düşmanı fark etmememiz.

Bir zamanlar dünya ekonomisini ayakta tutan akıllıca kurgulanmış güçlü kurumlar vardı: IMF, Birleşmiş Milletler, NATO, Avrupa Birliği… Bunlar kolay kurulmadı. Bretton Woods anlaşmaları, Plaza mutabakatı, hatta Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının acı mirasından doğan bir düzenin ürünleriydi. Ama bugün, Brexit’ten ABD-Çin ticaret savaşlarına, çevre anlaşmalarından çekilmelere kadar birçok olay bu yapıları çürütüyor. Düşünün, ABD gibi dev bir ekonomiyi Trump gibi politik olarak tecrübesiz ve kibirli bir lider yönetiyor. Bir dönemin titizlikle planlanan sistemleri, şimdi bilgisiz ellerde adeta can çekişiyor. Bu durum sadece kurumları değil, doların rezerv para gücünü bile sarsıyor. Elbette dolar hâlâ güçlü, ama artık eskisi gibi “tek hakem” değil. Tüm bunlar belirsizlikleri yükseltiyor. Belirsizlik arttıkça sermaye riskten kaçar, faizler yükselir, enflasyon tırmanır. Kısacası, cehaletin yükselişi sadece düşünsel bir sorun değil; cebimizdeki parayı da doğrudan etkileyen bir ekonomik depremdir.

Cehalet yalnızca siyasette değil, halk arasında da kendini gösteriyor. İslami hassasiyet taşıyan (veya taşıdığını iddia eden) pek çok kişi, faiz içerdiğini bilmeden tahvil, bono........

© Yeni Ankara