menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yine seçim gündemi

6 0
09.07.2026

Ankara'nın en hareketli cümlesi bugünlerde şu: "Baskın seçim olabilir."

NATO Zirvesi'nin ardından Cumhurbaşkanı'nın uluslararası görünürlüğünün artması, Türkiye'nin savunma sanayii üzerinden elde ettiği diplomatik avantajlar ve dış politikada oluşan hareketlilik, bazı çevrelerde "iktidar bu rüzgârı seçime taşımak isteyebilir" yorumlarını güçlendirdi. Zirvenin gerçekten de Türkiye açısından önemli bir diplomatik vitrin olduğu konusunda ciddi bir görüş ayrılığı yok.

Fakat benim aylardır dile getirdiğim değerlendirme değişmedi.

Ben hâlâ baskın seçim ihtimalini güçlü görmüyorum.

Üstelik bunu sadece bugünkü tabloya bakarak söylemiyorum. Uzun zamandır yaptığım değerlendirmelerde de erken seçimin iktidarın lehine görünmediğini ifade ediyorum. Çünkü siyaset sadece gündem yönetmek değildir. Seçim kazandıran temel unsur, seçmenin cebindeki hissiyattır.

Bugün o hissiyat oluşmuş durumda mı?

Daha birkaç gün önce en düşük emekli maaşına yaklaşık 3.650 liralık artış yapıldı.

Ancak yapılan artışın ardından ortaya çıkan toplumsal tepkiye bakıldığında iktidarın beklediği psikolojik rahatlamanın oluştuğunu söylemek zor.

Çünkü mesele artık yalnızca maaşın kaç lira olduğu değil.

O maaşla hayatın nasıl sürdürülebildiği.

Özellikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerde kira, ulaşım ve temel yaşam maliyetleri emekliler kadar çalışan kesim için de ciddi bir sorun olmaya devam ediyor.

İnsanlar maaş artışını değil, satın alma gücünü konuşuyor.

Bir başka önemli başlık kredi kanalları.

Ekonomi yönetimi sıkı para politikasını sürdürüyor.

Krediye erişim hâlâ oldukça sınırlı.

Konut piyasası durgun.

Esnaf finansmana ulaşmakta zorlanıyor.

İş dünyası yeni yatırımlar konusunda temkinli davranıyor.

Ekonomide teknik göstergelerde iyileşme anlatılabilir.

Ancak seçmen teknik göstergelere değil, kendi........

© Yeni Ankara