menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

19 0
23.04.2026

Bir ülkenin kendine bakabileceği en dürüst ayna, çocuklarının hayatıdır. O aynada ne görüyorsak, aslında oyuz. Bugün Türkiye’de çocukların karıştığı suçlar, suça sürüklenen hayatlar ve ne yazık ki kimi zaman hayatını kaybeden çocuklar, sadece bireysel trajediler olarak okunamaz. Bu tablo, daha derin bir kırılmanın işaretidir. Üstelik bu kırılma sadece bize özgü de değil. Dünyanın pek çok yerinde şiddetin dili sertleşiyor, suçun yaşı düşüyor, çocukluk giderek daha kırılgan bir hâl alıyor. Ancak kabul etmek gerekir ki bizdeki tablo, bu küresel eğilimin de ötesinde, daha ağır ve daha sarsıcı bir boyut taşıyor.

Tam da böyle bir dönemde, 106 yıl önce açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yıl dönümünde kutladığımız 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, sadece bir kutlama değil, aynı zamanda bir yüzleşme vesilesi olmak zorunda. Çünkü bu bayram, Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara bıraktığı en anlamlı miraslardan biridir. Dünyada çocuklara bayram armağan eden tek ülke olmak, bir övünçten öte, bir sorumluluk yükler. Ve bugün o sorumluluğun ne kadarını taşıyabildiğimizi sormak zorundayız.

Bir zamanlar bu bayram, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da umuduydu. Farklı ülkelerden gelen çocukların aynı sahnede buluştuğu, dillerin, renklerin ve kültürlerin kaynaştığı o görüntüler, aslında çok güçlü bir mesaj veriyordu: Gelecek, çocukların omuzlarında yükselecek ve o gelecek barışla kurulacak. Türkiye, o günlerde sadece kendi çocuklarına değil, dünyanın çocuklarına da bir hayal sunuyordu.

Bugün ise o hayalin yerini daha sert bir gerçeklik almış durumda. Çocuklar artık daha çok haber bültenlerinde, mahkeme........

© Yeni Ankara