menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sahipsiz göçler: Mevsimlik işçilerin yol hikayesi

12 0
28.06.2026

Siyaset meydanlarında büyük laflar edilir, bütçe kanunları oylanır, kalkınma paketleri açıklanır... Biz yukarıda kimin neyi paylaştığını, hangi makama kimin oturduğunu tartışırken; her bahar ayıyla birlikte Anadolu’nun kılcal damarlarından sökün eden, sessiz ve devasa bir göç başlar. Bu göçün ne valizleri fiyakalıdır ne de rotası tatil beldeleridir. Onlar, arkalarında bıraktıkları evlerinin kapısını kilitleyip, bir kamyon kasasına ya da eski bir minibüse istiflenerek yollara düşen mevsimlik tarım işçileridir.

Gündem dediğimiz o tek sesli koro onları görmezden gelse de bu ülkenin sofrasındaki her lokmada onların parmak izi, yuttukları tozun kokusu vardır.

ÇADIR KENTLERİN GÖRÜNMEZ ÖMÜRLERİ

Gittikleri yerler, şehirlerin parlak ışıklarının uzağındaki tarlaların kıyılarıdır. Yağmur yağdığında çamura kesen, güneşte kavrulan naylon çadırlar, aylarca onlara yuva olur. Elektriğin, temiz suyun ve en temel insani ihtiyaçların lüks sayıldığı o derme çatma yerleşkelerde bir hayat filizlenir. Çukurova’da pamuk, Karadeniz’de fındık, Ege’de domates, İç Anadolu’da şeker pancarı... Memleketin neresinde topraktan bir zenginlik fışkırıyorsa, bilin ki orada bu sessiz ordunun ayak izleri vardır.

Bu insanlar, göç ettikleri şehirlerin ne yerlisidir........

© Yeni Ankara