menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Güncele oturan olaylarla ilgili değerlendirme

32 0
26.08.2026

Güncele oturan olaylarla ilgili değerlendirme

İnsanımızı meşgul eden son olaylarla ilgili her düşüncedeki insan hep yazdı. Tabii kendi cephesinden, bilinç altındaki duygular doğrultusunda. Faydalı olma ümmetin derdiyle dertlenmeden uzak, yanlışın yanında olmaya, doğrulardan bahsetmeden kaçınmaya varıncaya kadar. Bugünkü yazımı iki değerli hocamızın yazısından bir iki hususu yazıma koymak, siz değerli okuyucularıma faydalı olmak istiyorum.

Ebubekir Sifil hocamız “Aynı delikten ısırılmak” başlıklı yazısında:

“Meşhur hadistir: “Mü’min bir delikten iki kere ısırılmaz.” Meselelere Allah Teala’nın verdiği firasetle bakan mü’minin, aynı hatayı iki kere işlemeyeceğini vurgulayan bu hadisi de diğer pek çok nass gibi nakleder ve üzerinde konuşuruz; ancak sıra hayata tatbikine gelince, işte orada işler biraz karışır.

 “Alihan Kuriş Suç Örgütü” etrafında oluşan gündem vesilesiyle bir kere daha hatırlamanın tam vaktidir: Müslümanlar gerek bireysel gerekse topluluk, cemaat, tarikat hayatlarında Kur’an ve Sünnet’in rehberliğinden ve o zeminde oluşturulmuş Usûl ilimlerinin önümüze açtığı berrak istikametten ayrılmama hassasiyetinin örselenmesine izin vermemeli. Kim adına ve kim tarafından ileri sürülmüş olursa olsun; kontrol edilemeyen, denetlenemeyen, Şer’an muteber delillere dayanmayan, dolayısıyla ispat edilemeyen iddialara kesinlikle iltifat etmemek gerekir. Rüyalar, keşifler, zuhuratlar, vakıalar, iddialar…

Adı geçen örgütün liderinin, Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri ile irtibatta olduklarını ve ondan aldıkları talimatlarla hareket ettiklerini söylediği –ya da böyle söylediğinin ağızdan kulağa yayıldığı– ve cemaatin bu şekilde yönlendirildiği malum. Bu son süreçte dolaşıma sokulan, Kuriş’in “manevi otoritesini” pekiştirmeye matuf olduğu aşikâr yayınlar revaçta.

Denetlenebilir, hesap sorulabilir/verebilir yapılarda bu tarz aşırılıkların yer bulması mümkün değildir. Gerektiğinde attığınız her adımın, söylediğiniz her sözün Şer’î ölçülere uygunluğunu ispat etme mükellefiyetinden kaçınmadığınız sürece problem çıkmayacaktır. Aksi durumdaysa, sadece kitlelerin m

adden ve manen istismarı söz konusu olmayacak, ülke için güvenlik tehdidi oluşturma durumu ortaya çıkacaktır ki, son 15 yıl içinde ilkini FETÖ üzerinden ve şimdi ikincisini........

© Yeni Akit