Bir imtihan sahnesi olarak dünya
Bir imtihan sahnesi olarak dünya
İnsanlık tarihi boyunca üzerine en çok kelam edilen, en çok şiir yazılan ve insanoğlunun kitleler halinde düştüğü en kadim tuzaklardan biridir bu: Dünya hayatının aldatmacası. Günümüzün yüksek hızlı, ışıltılı ve gürültülü dünyasında bu aldatmaca, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar çekici ve amansız bir hal aldı. Peki ama ne oldu da, aslında sadece içinden geçip gideceğimiz bu misafirhaneyi kalıcı yurdumuz zannettik? Ne oldu da bizi asıl bekleyen ebedi yurdu unutup, bütün sermayemizi geçici bir gölge oyununa yatırdık? Bu soruların cevabı, yaratılış gayemizi hatırlamakta gizlidir.
İmtihan İçin Kurulan Sahne
Dünya, tasarımsal olarak bir varış noktası değil, bir bekleme salonu, daha doğru bir ifadeyle bir imtihan salonudur. Bizler buraya kök salmak için değil, sınanmak ve ebedi hayata hazırlanmak için gönderildik. Kur’an-ı Kerim, Mülk Suresi 2. ayette bu hakikati zihinlerimize kazır: O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. Bu ayet bize çok net bir çerçeve çizer: Hayat bir oyun alanı değil, bir sınav kağıdıdır. Ancak insan zihni, yapısı gereği somut olana, anlık hazza ve gözle görünene meyletmeye yatkındır. Bizler, bu imtihan sahnesindeki oyuncuların renkli kostümlerine, sahte şöhretlere ve geçici zevklere o kadar çok odaklanıyoruz ki, tiyatro salonundan çıktığımızda elimizde kalacak olan tek şeyin amel defterimiz olduğunu unutuyoruz.
Modern Çağın Cazibesi: Nasıl Aldanıyoruz?
Eski zamanlarda bir insanın dünyalığa kanması; bir mülk, biraz altın ya da yerel bir itibar ile sınırlıydı. Bugün ise avucumuzun içindeki........
