menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Avrupa’nın alacakaranlığı

17 0
20.10.2026

Fransa’da haftalardır kaynayan kazan nihayet taştı; Paris’ten Marsilya’ya, Lyon’dan Limoges’a kadar yüz binlerce insanı sokağa döken hadiseler ağır bir asayiş krizine dönüştü. 

Manzara ilk bakışta Paris’teki liselilerin, okullardaki bakımsızlığa, öğretmen yokluğuna ve eğitimdeki bölgesel adaletsizliğe karşı başlattığı masum bir boykot gibi durabilir. Ne var ki liselilerin açtığı bu gedikten içeri Sarı Yelekliler, çiftçi birlikleri, radikal sol fraksiyonlar ve sendikalar girince mesele hızla hayat pahalılığına, kemer sıkma paketlerine ve refah devletinin iflasına karşı bir kıta isyanına evrildi. 140 yıllık tarihi Limoges Belediye Binası’nın kundaklanması, lüks mağazaların talanı ve 2 bin 400’e yakın gözaltı, meselenin bir öğrenci tepkisi sınırını çoktan aştığını gösteriyor.

"Avrupa Baharı" İllüzyonu

Kıvılcım sınırları aşmakta gecikmedi. Milano’da "Savaşa daha az, aileye daha çok bütçe" sloganlarıyla meydanlar karıştı; Brüksel’de tren istasyonları barikatlarla kapatıldı, Lizbon’da konut krizine karşı çadırlar kuruldu, Tiran’da bakanlıklar taşlandı. Uluslararası medyanın "Avrupa Baharı" makyajıyla sunduğu bu tablo, aslında İkinci Dünya Savaşı sonrası inşa edilen o meşhur "sosyal refah devleti" efsanesinin iflasıdır. Kendi insanının mutfağını ve geleceğini sübvanse etmek yerine bütçesini devasa savunma harcamalarına ve vekâlet savaşlarına akıtan Avrupa seçkinleri, faturayı halka kesti. Z kuşağının "Geleceğimi geri verin" çığlığı, eriyen alım gücü ve astronomik kiralarla birleştiğinde ortaya kıtasal bir barut fıçısı çıktı.

Kitle Ahlakının Turnusolü

Hadisenin en ibretlik boyutu ise hak arayışı kisvesi altındaki vandalizm ve organize........

© Yeni Akit