Fon krizi ve iki farklı siyasi yaklaşım
Fon krizi soruşturması derinleştikçe her geçen dakika yeni bilgiler ortaya çıkıyor. Ortaya çıkan her yeni bilgi, meselenin ilk defa ve sadece birkaç kişinin yaptığı iddia edilen usulsüzlüklerden ibaret olmadığını gösteriyor.
Türkiye’nin ekonomi tarihi, yalnızca döviz ve enflasyon krizlerinden değil, vatandaşların alın teriyle biriktirdiği paraları, yatırımcıların güvenini ve ekonomik sisteme duyulan inancı sarsan çok sayıda finansal kriz ve skandal yaşandı.
1982’deki Banker Kastelli krizinden 1994 ve 2001 ekonomik krizlerine, İmar Bankası dosyasından Çiftlik Bank ve Thodex olaylarına kadar birçok gelişme, finansal sistemde güven, şeffaflık ve denetim eksikliklerinden kaynaklandığını gösteriyor.
Denetim mekanizmaları gerektiği gibi çalışmadığında ortaya çıkan zarar yalnızca mağdur edilen vatandaşlarla sınırlı kalmıyor.
Ekonomik güven zedeleniyor. Yatırımcı tedirgin oluyor. Finansal sistemin itibarı yara alıyor. Ve nihayetinde bunun bedelini toplumun tamamı ödüyor.
Bu aynı zamanda devletin denetim kapasitesinin, siyasetin hesap verebilirliğinin ve hukuk sistemine duyulan güveni derinden sarsıyor.
Bu nedenle fon krizi soruşturması, yalnızca bir adli soruşturma olarak görülmemelidir.
Yargıya destek verenlerle, suçluları sahiplenenler…
Ne........
