menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Reçete…

40 0
24.01.2026

Reçete…

LATİF ERDOĞAN

Ahlaki çöküntünün diplerden dibe indiği bir süreç yaşıyoruz. Özendirilen batı menşeli lüks ve fantezi fuarı hayatın hiçbir işe yaramadığı ortada. Batının yaldızları döküldü. Bazıları hâlâ batının döküntüleriyle muhteşem bir hayat kurma peşinde. Yazık ki çok yazık.

Deizm, ateizm ve inkarcılığın her türü devrede. Anti etik ne varsa görselliğin tahtına kurulmuş bulunuyor. Bunlar kötü neticeler. Sebep imandaki zaaf hatta imansızlık.

Kur’an, imanı her türlü güzel kazanımın ilki ve birincisi kabul eder. İslam bütün değerlerini imana dayandırır. Bunun manası imanın temel oluşudur. Temel sağlam oldukça ve sağlam durdukça, binadaki diğer hasarları telafi mümkündür. Fakat temel sarsılınca, diğer müdahaleler anlamsız kalır.

Bediüzzaman Hazretleri bu tehlikeyi bir asır önce görmüş, yazdığı bütün eserlerinde ilk olarak imanı konu edinmiştir. Gençleri korunaklı kılacak tek çarenin Allah’a ve ahirete iman olduğunu ve hep öyle olacağını haykırmış; bu esas üzere diğer konuların hele dünyevi konuların ikinci, üçüncü dereceden tali meseleler olduğunu söylemiştir.

İkinci Dünya Savaşının patlak verdiği en hararetli günlerde o günün aydınları görüş ve düşüncelerini tamamen harp cephesine kilitledikleri dönemde Üstad Hazretleri istikamet ve tavrını hiç değiştirmeden yine aynı konulara tahşidat yapmayı sürdürmüştür.

En küçük daire olan kalp dairesinde en büyük ve kalıcı vazife, en büyük daire olan uluslararası arenada en küçük ve geçici vazifeler olabileceğini sürekli vurgulamış; dediklerini sözde bırakmayarak pratikte de göstermiştir. İkinci Dünya Savaşının gidişat ve neticeleri hakkında hiç kimseden bilgi alışverişinde bulunmamıştır.

Çünkü ona göre bir insanın imanını kazanması veya kaybetmesi hadisesi dünyadaki en önemli siyasi ve beşeri hadiseden daha önemlidir; ve insan bütün ilgi ve alakasını doğrudan ona teksif etmelidir. Çünkü........

© Yeni Akit