menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ramazan hasbihali

45 5
21.02.2026

Geçenlerde ziyaretime gelen birkaç gençle Ramazan ayı üzerine hasbihal ettik. Hülasası şuydu: Her insan her zaman kendisine yeni bir mazi inşa etme imkanına sahiptir. Geçmişteki hatalar, günahlar, isyanlar, nisyanlar insanı kendine ve geçmişine bağlayıcı bir hükme sahip değildir. Aksi halde ölüm gelip çatıncaya kadar tövbe kapısının açık olması bir anlam ifade etmezdi. Yeter ki kurtulmak isteyişimizde samimi olalım; ve tövbe kapısına yüz sürmeye gayret edelim.

Ramazan ayı böylesi bir dönüş talebinin karşılık bulacağı en önemli fırsatlardan biridir. Onun evveli rahmet, ortası mağfiret, ahiri ise cehennemden azat olma vakti olarak tayin edilmiştir. Bu üç safhadan da istifade mümkündür ve vakidir.

Şeytanın ve nefsimizin aksi telkinlerine kulak asmadan Rabbimizin rahmetine, mağfiretine ve affına yönelerek bu mübarek ayı değerlendirebilirsek, yeni ve hayırlı bir dönemin temellerini atmış ve bundan sonraki ömrümüzü bu sağlam temeller üzerine bina etmiş olacağız. Bu ilahi fırsatın bir daha kapımızı çalıp çalmayacağını bilmediğimiz için de onu erteleme gibi bir hataya düşmemek gerekir.

Rabbimiz bize her vesile ile bu yolu gösterir ve bu istikamette davrananları bizlere örnek verir: “Rabbinizin mağfiretine mazhar olmak ve takva sahipleri için hazırlanmış olup gökler ve yer kadar geniş olan cennete girmek için yarışın. Onlar bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yenerler, insanları affederler. Allah işini güzel yapanları sever. Onlar çirkin bir şey yaptıkları veya kendilerine kötülük ettikleri zaman hemen Allah’ı hatırlarlar da günahlarının affını dilerler. Zaten günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki?  Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler. İşte onların yaptıklarının........

© Yeni Akit