Hayat bir merdivendir
Hayat bir merdivendir
İDRİS GÜNAYDIN
Çocukluğumu hatırlıyorum. Uçsuz bucaksız arzular içindeyim.
Ne oyundan yoruluyorum ne işten.
Her gün iki km’lik okula gidiyorum kuş gibi.. Sade kuru ekmek yesem yetiyor. Yediğim meyvelerin sütü ağzımdan fışkırıyor.
Çocuğum... Ömür hep böyle devam edecek sanıyorum. Bayram günleri bile evde duramıyorum. Oyun, oyun...
Babam çağırıyor: “Oğlum. Bıkmadın mı oyundan. Gurbetten falanca ağabeyin gelmiş. Onu görmeyecek misin?”
İstemeye istemeye eve gidiyorum.
Gencim, 19 yaşımdayım. Bir köyde imamım. Bekar ve yalnızım. Evim çok girdap bir yerde. Yakınımda ev yok. Cesur ve atılganım. Hiçbir şeyden korkum yok.
Çok uzaklardan bir vatandaş, “gece gel, sahuru yapalım, bizde yat” diyor. Her gece karanlıkta gidiyor, sahurdan sonra evime geliyorum. Nereden? Bir derenin çayından. Ne ile? Camlı ışık ile. Köyde elektrik yok. Pilli fener........
