menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şafak vakti gelen özgürlük: 20 Temmuz ve Kıbrıs’ın ebedi istikbali

26 0
20.07.2026

Şafak vakti gelen özgürlük: 20 Temmuz ve Kıbrıs’ın ebedi istikbali

Tarihin akışını değiştiren bazı anlar vardır; sadece askeri bir stratejinin değil, bir milletin vicdanının, ahde vefasının ve eğilmez iradesinin ete kemiğe büründüğü anlardır bunlar. 20 Temmuz 1974 sabahı, Akdeniz’in mavi sularını yararak Kıbrıs topraklarına basan Türk askerinin adımları, tam da böyle bir kırılma noktasıydı. Bugün, Kıbrıs Barış Harekatı’nın yıl dönümünde, arkamızda bıraktığımız yarım asrı aşkın sürenin getirdiği stratejik olgunluk ve yüreğimizdeki hiç eksilmeyen o derin duygusallıkla yeniden bakıyoruz adaya.

Harekat, sadece bir askeri başarı değil; Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı izolasyona, zulme ve yok etme planlarına karşı vurulmuş en net, en meşru şamardır.

20 Temmuz’u anlamak için, o meşum günlerin öncesine, Muratağa’ya, Sandallar’a, Atlılar’a ve Kanlı Noel’in karanlığına gitmek gerekir. Kıbrıs Türk’ü için o dönem, sadece bir hayatta kalma mücadelesi değil, adadaki Türk varlığının tamamen silinmesi tehlikesiyle yüzleştiği bir varoluş sınavıydı. Evlerinden, topraklarından edilen, gettolara sıkıştırılan ama yine de bayrağına, diline ve anavatanına olan inancını bir an bile kaybetmeyen bir halkın sessiz çığlığıydı yükselen.

İşte o çığlık, Ankara’da karşılık buldu. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ve Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ın kararlılığı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çelikten iradesiyle birleşti. “Ayşe tatile çıksın” parolası, sadece askeri bir........

© Yeni Akit