menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ÖLÜM SON DEĞİLDİR! Cuma -Tefekkürü boyut!

25 0
03.04.2026

ÖLÜM SON DEĞİLDİR! Cuma -Tefekkürü boyut!

Ruh, Allah Teâlâ’nın yarattığı yaratılmış, yetiştirilmiş konumdadır, sonra ebedîdir; ölümünden maksat ise bu ruhun cesetten ayrılmasıdır. Âl-i İmrân suresi’nde

 “Her nefs (canlı) ölümü tadıcıdır. (Her an tatmaktadır)” (Âl-i İmrân, 185.) buyrularak her canlının ölümüne mahkûm olduğu takrir edilmiştir.

Hatta ölüm hayattan daha gerçektir. 

Zira hayat yaşam anlamının vuku bulmasından önce yoktu, olmayabilirdi de. Ama hayat varsa ölüm kesin olacaktır. Bu yönüyle ayette geçen “Ölümü ve hayatı yaratan O’dur” (Mülk, 2.) ibaresinde ölüm kelimesi hayattan önce takdim edilmiştir.

Hadislerde ölene kadar insanların uyku halinde olduğu zikredilmektedir! Ayrıca “İnsanlar gaflet uykusundadırlar, öldüklerinde uyanacaklardır” gibi benzer ifadeler Hz. Ali (r.a)’dan da nakledilmiştir. 

İslam inancına göre ölüm sadece bir hâl değişikliğidir!!! 

Özetle ölümün anlamı, ruhun cesetten ayrılmasından sonra bedenin ruhun tasarrufundan kesilmesi ve bir âleti olmaktan çıkmasıdır. 

Ruh cesetten ayrıldıktan sonra, nimet ya da azap içinde kalır.

Bediüzzaman Risale-i Nur Külliyatında ölüm hakikatine, tamamen optimist bir o kadar da gerçekçi bir yaklaşım sergiler!

Ölüm, bu âlem-i fenadan âlem-i bekaya ve âlem-i nura gitmek için bir terhistir!

“En hayırlı genç odur ki, ihtiyar gibi ölümü düşünüp ahiretine çalışarak, gençlik hevesatına esir olmayıp gaflette boğulmayandır. Ölümü düşünen, hubb-u dünyadan kurtulur ve ahiretine ciddi çalışır” diyerek de ölüme yeni bir bakış açısı kazandırmıştır!

Ölümün; kendisinden ürkülecek, korkulacak ve kâbus haline getirilecek bir şey olmaktan ziyade özetle yeni bir yolculuk, eski dost ve........

© Yeni Akit