menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Salât” nedir?

27 0
tuesday

Namazın dünyaya ve ahirete ait, maddî ve manevi bütün faziletleri ve faydalarının sonsuz olup sayılmasının mümkün olmadığını söyleyen Elmalılı M. Hamdi Yazır, bunun bütün toplamının din dilinde “büyük sevap” adıyla anıldığını hatırlatır. Devamla der ki: (önceki bölümde) ‘namazın, imandan sonra nasıl bir ahlâkî ve sosyal prensip olduğunu ve onun üzerine ne kadar büyük bir sosyal bina kurulacağını kısaca ifade etmek istedik. O büyük binanın direği işte öncelikle ferdî namazlarla hazırlanır, düzene sokulur ve cemaatle dikilir. Ondan sonra da geri kalanı yapılır. İşte Bakara/3’teki “namazı ikâme” tabiri bu mühim manayı çok açık bir şekilde ifade ediyor ve hidayete aday muttakileri “yusallûne (namazı kılarlar)” diye değil, “yuqîmûne’s-salâte (namazı ikame ederler)” diye tarif, vasf ve medh ediyor. Bunlardan anlaşılır ki, bunun mealinde “namaz kılarlar” tabiriyle yetinmek doğru değildir. Burada “es-salâtu” kelimesinin “elif-lâm”ı ahd içindir ki durumu ve sınırı bilinen “İslâm namazı” demektir. Ve bu durum yani namazın nasıl kılınacağı, şartları ve rükünleri (namazın içindeki farzları), sünnet ve edepleri, mekruhları ve namazı bozan şeyler ile sıfat ve durumu “Namaz kılarken beni gördüğünüz gibi namaz kılınız.” (Buhari, Ezan 18, Edeb 27; Dârimî, Salât 42) hadis-i şerifi gereğince, Peygamber’den görülen fiilî, sözlü ve takrîrî olarak alınan sıfat ve niteliktir ki, bu nitelik ve durum ta başlangıçtan beri Müslümanlar arasında amel ile kesin bir şekilde bilinir ve din kitaplarında yazılmıştır. Ve........

© Yeni Akit