menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yerel yönetimlerdeki taht oyunları kentleri nereye sürüklüyor?

39 0
09.05.2026

İhaleler, imar rantı, nepotizm ve taht sahibine koşulsuz sadakat: Yerel yönetimler sürüklendiği çıkmazdan kurtarılmazsa kentler daha kaotik ve yaşanmaz hale gelecek…

 “Tüm dünyada yerel yönetimleri çoğulculuk kapsamında güçlendirme eğiliminin arttığı bir dönemde Türkiye’de ise 14. Yüzyıl Anadolu’sunun Beylikler dönemi ya da Osmanlı’da 18. yüzyıldan itibaren güçlenmeye başlayan Ayanlık (derebeylik) sisteminin yeniden canlanmasını andıran bir manzara yarattı. Özellikle büyükşehirlerde belediyeler, birçok bakanlığı geride bırakan yıllık bütçeleriyle büyük bir para kaynağını yönetirken, belediye başkanları da bölgesel birer derebeyi rolünü benimsemeye başladılar. Türkiye bu çıkmaza bir günde sürüklenmedi ancak hızlıca önlem alınarak yapısal düzenlemeler ortaya konulmazsa kentlerde gündelik yaşamın daha da kaotik hale geleceğine şüphe yok…”

 1994’TE İSTANBUL’LA BAŞLAYAN MODELİN GELDİĞİ YER

Türkiye’de yerel yönetimlerin içine sürüklendiği kaotik durum, aslında 1994’de İstanbul’da başlayan ve yerel yönetimlerin merkezi siyasete giden yolun sıçrama tahtası olabileceğini modelleyen bir sürecin 30 yıl sonra geldiği aşamaya işaret ediyor. Buraya bir günde gelinmediği gibi bir günde çıkılmayacağı da ortada. Belediyelerin olanaklarıyla seçmeni örgütleyen partilerin, yerelden merkeze yürüyüşünde bir başlangıç noktası olan yerel yönetimlerde bu yolu mevcutta iktidar olan AKP’nin içinden geldiği RP’nin açtığını söylemek mümkün. 2024’deki son yerel seçimlerde birçok belediyeyi kazanan CHP’nin elde ettiği başarı, bir süre sonra yerini yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarıyla, özel hayat içerikli görüntülerin ifşa edildiği bir gündeme sürükledi. Ülke gündemi bir yıldan fazladır belediyelere yönelik operasyonlarla belirleniyor. İstanbul’da başlayan, başta büyükşehirler olmak üzere Antalya, Adana, Mersin, Adıyaman, Uşak gibi birçok kente sıçrayan belediye operasyonları mevcut toplumsal kutuplaşmayı daha da körüklüyor.

BELEDİYELERDE SONUÇLARA DEĞİL, NEDENLERE ODAKLANMAK

Ancak bu toz dumanın arasında belediyelere yönelik birçok yapısal sorun ve açmaz ıskalanıyor. Tarafgirlik ve partizanlık duygusunun yarattığı körleşme, sonuçlar tartışılırken nedenlerin üstünün örtülmesini sağlıyor. Yerel yönetimlerin açmazı da burada başlıyor. Liyakat sistemi ve uzmanlığın dışlandığı, nepotizmin yaygınlaştığı, çoğu yerde ‘patron’ olarak anılan lidere bağlılığın esas olduğu bir yönetim anlayışının egemen olduğu yerel yönetimlerde kamucu yaklaşımın yerine derebeylik sistemi egemen olmaya başladı. İhaleler, imar rantı, vakıflar, bağış sistemi ve belediye iştirakleri gibi ayakları olan bu sistem, siyasi partilerin genel merkezlerini finanse eder hale gelirken, başkan olmak için zenginleşmeyi, zenginleşmek için de başkan olmayı gerektiren bir kısır döngüye dönüştü. Bu konuda Antalya örneği birçok açıdan adeta bir laboratuvar gibi detaylar sunuyor.

ŞİRKETLER FARKLI, SAHİBİ AYNI

Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan ANSET, kentteki büyük ölçekli kültür sanat etkinliklerini üstlenen şirket. Başta Antalya Altın Portakal Film Festivali olmak üzere, Piyano Festivali, Gastronomi Festivali gibi organizasyonlar bu şirketin aldığı ihaleler üzerinden yürütülüyor. Alt yükleniciler ise yıllardır değişmiyor: Aktüel, Time Organizasyon, VİP.

Bu şirketler Antalya iddianamesinde yargılanan isimlerden biri olan M.O.K’ya, ya da onunla doğrudan ilişkisi olan isimlere ait. İ.K de o isimlerden biri. ANSET’e yönelik yapılan son operasyonun ardından tutuklanan isimlerden biri de İ.K olmuştu.

SANSÜR TARTIŞMASINI ARDINDAN ALTIN PORTAKAL İPTAL EDİLDİ

Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer, aynı zamanda ANSET’in yöneticisi olarak Temmuz 2025’e kadar görev yaptı. Tuncer’in görev süresi içerisinde 2023 yılında ANSET’in sorumluluğunda başlayan 60. Altın Portakal Film Festivali, ‘Kanun Hükmü’ filminin seçkiden çıkarılmasının ardından yaşanan sansür tartışmaları sonrasında iptal edilmişti.

SAYIŞTAY’DAN ANSET’E FESTİVAL UYARILARI: ŞİRKET ZARAR ETTİ

Sayıştay’ın ANSET’te yaptığı denetimde, Altın Portakal Film Festivali’nin iptali nedeniyle belediye şirketinin gelir kaybına uğradığını tespit etmişti. Sayıştay’ın ANSET’le ilgili 2023 yılı denetim raporunda yer alan bulgu özetle şöyleydi: “60. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Festival ve Sanat Yönetmenlerinin Kusurları Nedeniyle İptal Edilmesi ve Bu Nedenle Şirketin Gelir Kaybına Uğraması Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından ihale edilen ve ANSET uhdesinde kalan 2023/267629 ihale kayıt numaralı ‘Antalya Büyükşehir Belediyesi 2023 Yılı Festivalleri Organizasyonu’ işi kapsamında düzenlenmesi planlanan 60. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin, festival ve sanat yönetmenlerinin kusuru nedeniyle iptal edildiği ve bu nedenle ANSET’in gelir kaybına uğradığı görülmüştür. Yapılan incelemeler neticesinde; Belediye tarafından 60. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin teknik şartnamenin 10’uncu maddesinin yedinci fıkrasına istinaden, ülke gündemini etkileyecek toplumsal olumsuz olaylar nedeniyle Belediye tarafından iptal edildiği tespit edilmiştir. İşe ait teknik şartnameye göre festivale katılacak filmlerin seçilmesi, jüri üyelerinin belirlenmesi ve festival direktörlük hizmetinin yerine getirilmesi ANSET’in sorumluluğundadır. ANSET ise bu sorumluluklarını yerine getirebilmek için hizmet alımı sözleşmeleri imzalayarak festival yönetmeni ve sanat yönetmeni görevlendirmiştir. Sonuç olarak; ANSET tarafından görevlendirilen festival ve sanat yönetmenlerinin kusurları nedeniyle 60. Antalya Altın Portakal Film Festivali iptal edilmiş ve şirket bu festival kapsamında elde etmeyi beklediği gelirden mahrum kalmıştır.”

BELEDİYE ŞİRKETİNE BASİRETLİ BİR TÜCCAR GİBİ DAVRANMA UYARISI

Festivalin iptal edilmesine rağmen, ayrılan bütçenin ne olduğu sorusu, Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin de gündeminde tartışma konusu olmuştu. Sayıştay’ın ANSET gibi diğer belediye şirketlerine de zarar ettiği halde sürekli bütçe aktarımı yapılmasına yönelik bulguları da yine aynı dönemde tartışma konularından biriydi. Zarar eden belediye şirketi Ulaşım AŞ hakkındaki Sayıştay raporunda, şirket yönetiminin ‘basiretli bir tüccar’ gibi davranmadığı vurgusu dikkat çekiciydi.

MECLİS ÜYELERİ, DANIŞMANLAR, AKRABALAR ŞİRKET YÖNETİCİSİ OLDU

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki olan şirketler, bazı meclis üyeleri başta olmak üzere iş dünyasından ve kentin siyasi figürlerinin yönetiminde........

© Veryansın TV