Minareyi eğri sanan çocukla uğraşmak
www.yildirimkoc.com.tr
Süleymaniye Camii bir mimarlık şaheseridir. Rivayet odur ki, Mimar Sinan, caminin inşaatının bitmesinin ardından karşıda durup esere bakıyormuş. Yanına 9-10 yaşlarında bir çocuk yaklaşmış ve o da camiye bakmaya başlamış. Sonra da, Mimar Sinan’ı tanımadan, “güzel de,” demiş, “şu minare eğri.”
Mimar Sinan bunun üzerine kalfalarını çağırmış ve çocuğun eğri olduğunu ileri sürdüğü minareye bir halat attırmış. Çeker gibi yapmalarını söylemiş. Bir süre sonra da çocuğa dönüp, eğriliğin ne durumda olduğunu sormuş. Çocuk da, “biraz düzeldi ama eğrilik hâlâ var,” demiş. Mimar Sinan da kalfalarına işe devam etmelerini söylemiş. Bir süre sonra da çocuk, “tamam, şimdi oldu, minare düzeldi,” deyince oyun sona erdirilmiş.
Mimar Sinan daha sonra kalfalarına dönmüş, “aman ha,” demiş, “bir çocuğun böylesine saçma sapan bir iddiasına bile inanan olur, işi başından engelleyelim.”
Ulu mimarımızı saygıyla andıktan sonra, yaşadığım bir olaya döneyim.
Ağzı olan konuşuyor, diye bir lafımız vardır. Turhan Ata isimli bir kişi de konuşmuş. Ola ki söylediklerini ciddiye alan olur diyerek baştan teşhir edeyim.
Turhan Ata, DİSK’e bağlı Bank-Sen’in 12 Eylül öncesindeki yöneticilerinden. 12 Eylül darbesi olur olmaz kapağı yurt dışına atanlardan biri. DİSK Onur Kurulu’nun 15 Mart 1979 günlü kararıyla DİSK üyeliğinden ihraç edilmiş: “Bank-Sen Sendikasının Yürütme Kurulu Üyelerinden Yücel ÇUBUKÇU ile Turhan ATA’nın DİSK üyeliğinden kesin ihracına… karar verildi.” (DİSK, Sınıf ve Kitle Sendikacılığının Disiplin İlkeleri Açısından Onur Kurulu Kararları, DİSK Yay.No.29, İstanbul,1979;16) Yıllar sonra Türkiye’ye dönmüş. 2025 yılında da DİSK Nereden, Nereye? başlıklı bir kitap yayımlamış (Turhan Ata, DİSK Nereden, Nereye?, Kil Yay., İstanbul, 2025)
Yıllarca DİSK tarihi üzerinde çalıştım. 2008 yılında Canan Koç ile birlikte yayımladığımız bir kitabımız da var. Turhan Ata’nın kitabıyla ilgili eleştirilerimi gündeme getirmeyeceğim. Zaten bir araştırma bile değil. Bazı kişilerin gözlem ve iddialarının derlenmesi.
Kitabı gündeme getirmemin nedeni, bana ilişkin iddiaları. Mimar Sinan’ın olayında olduğu gibi, ola ki bu saçma iddialara inanan olur diye ele alıyorum.
Prof.Dr.Aziz Çelik ve DİSK Araştırma Merkezi’ndeki arkadaşları, üç ciltlik çok değerli bir DİSK Tarihi yayımladılar. Bu süreçte, benim de çok küçücük belge katkım oldu. Arkadaşlar büyük bir incelikle teşekkür ettikleri kişiler arasına beni de katmışlar. Sağ olsunlar.
Turhan Ata bu DİSK Tarihi kitabını eleştirdiğini sandıktan sonra şöyle yazıyor: “Bir başka ilginç konu da kitabın girişinde, kitabın hazırlanmasına yardım eden kişilere yapılan teşekkürdür. Burada adı geçen Yıldırım Koç’un kim olduğunu biraz anlatalım.” (Ata,2025;133)
Turhan Ata öyle şeyler yazmış ki, önce, “acaba,” dedim, “şimdiye kadar tanımadığım, benimle aynı adı ve soyadı taşıyan bir başka Yıldırım Koç mu var?”
Yokmuş. Ağzı olan konuşur, ya. Turhan Ata da öyle yapıyormuş. Kastettiği kişi benmişim.
Turhan Ata şu iddiada bulunuyor: “Adı geçen kişi, Türk-İş Konfederasyonu’nda başta Halil Tunç olmak üzere hemen birçok başkana danışmanlık yapmıştır. Türk-İş’in genel politikası olan sarı sendikacılık uygulamasının........
