İşçiler bireysel iş sözleşmeleriyle nasıl köleleştiriliyor?
Birçok işçi, işe girmenin sevinciyle önüne sürülen iş sözleşmesini okumadan ve bu işleri bilen birine danışmadan, imzalamaktadır. Halbuki attığı imza, İş Kanununda varolan bazı haklarından vazgeçmesi anlamına gelebilmektedir. Bazı sözleşmelerde yürürlükteki kanunlar çiğnenmektedir; ancak işçi bunun farkında olmadığından, esasınde geçersiz olan sözleşme hükümlerine uymaktadır. İşsizliğin bu kadar arttığı bir ortamda bunu önermek kolay değil; ancak işe girerken imzalanan iş sözleşmesini okumak ve bilen birine danışmakta büyük yarar var.
İncelemem için bana iletilen bazı iş sözleşmelerinden vereceğim örnekler, bu konunun önemini gösterecektir.
Bir işyerinde işçilere imzalatılan “taahhütname”de işçinin özel hayatına müdahale edilmektedir. İlgili hüküm şöyledir:
“Özel hayatıma dikkat edeceğim. Gerek işveren, gerek işverene ait işyeri, gerekse işverenin yüklenici sıfatıyla yüklendiği işin ifa edildiği kurum ve kuruluşların itibarına uygun şekilde yaşayacağım. Toplum ve hukuk nazarında kabul görmeyen tutum ve davranışlardan kaçınacağım. Özel hayatımı, özel hayatımda yaşadığım ilişkileri ve sorunlarımı, işyerime yansıtmayacağım. Ekonomik olarak harcamalarıma dikkat edeceğim. Gelirim kadar harcayacağım. Gelirim kadar borçlanacağım. Maaşıma ve sosyal haklarıma haciz getirmeyeceğim.”
Mersin’de işçiye imzalatılan bir iş sözleşmesindeki hüküm çarpıcıdır: “İşveren, işçinin ücretinde indirim yaparak, işçinin işinin nevini değiştirmekte serbesttir.”
İstanbul’da faaliyet gösteren Avusturya sermayeli bir şirketin işçilere imzalattığı bireysel iş sözleşmesinde ise, ücretini başka işçilere söyleyen işçinin tazminatsız olarak işten çıkarılacağına ilişkin bir hüküm yer almaktadır:
“İşçi, işveren ile yapmış olduğu sözleşmeye istinaden bordrosunda yer alan maaş ve sair tüm hak ve alacak bilgileri ile performans çalışmalarına bağlı olarak her yıl düzenlenen ücret artış oranları ile ilgili bilgileri, aynı işverene bağlı çalışan işçiler ve diğer çalışanlarla paylaşmaz. Aksi halde, bu davranış işyeri çalışma ve iş barışı yönetmeliğine aykırı davranışlar kapsamında, İş Kanunu’nda yer alan ahlak ve iyi niyete aykırı davranış olarak nitelendirilecektir.”
Mersin’de serbest bölgede faaliyet gösteren bir konfeksiyon fabrikasında işçilere imzalatılan iş sözleşmesinde de işçinin çalışma özgürlüğü kısıtlanmaktadır. Bu hükmün ihlalinin yaptırımı da işçinin tazminatsız olarak işten çıkarılmasıdır: “İşçi, tüm tatil günlerinde, izin günlerinde ve günlük çalışma saatleri içinde ve dışında ücretli veya ücretsiz olarak başka bir işte çalışmamayı kabul ve taahhüt etmiştir. İşçinin bu hükme aykırı hareket etmesi hali iş akdinin önelsiz ve tazminatsız feshini........
