menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hafıza tutulması ve Faust’un gerçek muhafızı: Haydar Zorlu’nun 17+17 yıllık yalnız yürüyüşü

19 1
09.02.2026

Şahin Filiz yazdı…

Tiyatro, doğası gereği “an”da var olan ve perdesi kapandığında seyircinin belleğine emanet edilen bir sanattır. Ancak bazen öyle bir an gelir ki, bu kolektif bellek bilinçli bir karartmaya ya da vahim bir ihmale uğrar. Geçtiğimiz günlerde Ayşe Arman’ın köşesinde kaleme aldığı Faust yazısı, tam da böyle bir “hafıza tutulması”nın, daha da ötesi bir “kültürel körlüğün” somut örneği olarak karşımıza çıktı.

Arman, Devlet Tiyatroları’nın 75. yıl kutlamaları kapsamında sahneye koyduğu prodüksiyonu göklere çıkarırken, bu dev eserin “Türk tiyatro sahnesinde çok uzun bir zamandır olmadığını”, “tozlu raflardan indirildiğini” ve “uzun yıllar sonra yeniden sahnelenmeye başladığını” iddia etti. Oysa gerçekler, AKM’nin ışıklı fuayelerinden ya da kulis sohbetlerinden çok daha derin, çok daha sabırlı ve çok daha “tek başına” bir mücadelenin ürünü olarak tam 17 yıldır karşımızda duruyor. Faust, Türkiye’de ve dünyada hiç uyumadı, hiç tozlanmadı ve hiç unutulmadı. Çünkü onu unutturmamayı kendine hayat amacı edinmiş, ruhunu tıpkı Dr. Faust gibi bu esere adamış bir isim, bir “sanat dervişi” var: Haydar Zorlu. O aynı zamanda uluslararası bir sinema sanatçısıdır da…

Bir yazarın, hele ki kitleleri etkileyen, gündem belirleyen bir ismin en temel yükümlülüğü “takip etmek”tir. Eğer takipte bir kopukluk yaşandıysa, o kalemi kâğıtta oynatmadan önce yapılması gereken tek bir hamle vardır: Arşiv taramak, yani günümüz diliyle “Google’a sormak”. Bugün bilgiye ulaşmanın bir tuş mesafesinde olduğu bir çağda, Faust’un Türkiye serüvenini “yok” saymak, sadece bir bilgi hatası değil, aynı zamanda 17 yıldır bu oyunu karda kışta, yurt içinde ve yurt dışında, her türlü imkansızlığa rağmen sahneleyen bir sanatçının emeğine karşı yapılmış bir “kültürel nezaketsizliktir.”

Sayın Arman, Faust’un sahnelendiğini “hatırlamak” için illa ki Devlet Tiyatroları’nın 308. kez sahneye koymasını mı beklemek gerekiyordu? Haydar Zorlu, 2009 yılından bu yana tam 307 kez bu oyunu sahneye koyarken, Ayşe Arman neredeydi? Bir yazar, “uzun zamandır yoktu” genellemesini yaparken, aslında kendi ilgi alanının ya da kendi çevresinin darlığını itiraf etmiş olmuyor mu? Çünkü Faust, Zorlu’nun bedeninde son 17 yıldır İstanbul’un en ücra köşelerinden dünyanın en prestijli sahnelerine kadar her yerde nefes alıyordu.

Haydar Zorlu’nun Faust serüveni, bir oyuncunun “bir rolü oynayıp geçmesi” hikayesi değildir. Bu, entelektüel bir saplantı, akademik bir aşk ve sanatsal bir adanmışlıktır. 1966 yılında Bingöl’ün Karlıova ilçesi Mikail Köyü’nde başlayan,........

© Veryansın TV