Refah için Cumhuriyet’in fabrika ayarları gerekiyor
Fon ve borsa vurgunu ile haksız kazanç skandalı gündemimize oturmuş durumda. Yüz binlerce mağdur var. Fatma Betül Sayan Kaya ismi üzerinde tartışmalar yoğunlaşmış durumda. Bizim de cevap bekleyen sorularımız var.
1. Fatma hanımın fona yatırdığı parasının kaynağı nedir?
2. Betül hanım parasını büyük bir risk alarak o fonu almaya nasıl karar vermiştir?
3. Sayın’a şayet fon almasını birileri söylediyse kimdir bu kişiler?
4. Kaya çifti Fonları satmaya nasıl karar vermiştir?
5. Birisi mi söylemiştir. kimdir o kişi
6. Kaya çifti birlikte kazandıkları 2 milyarı nasıl değerlendirmeyi düşünmüştür?
7. Kazandıkları parayı kimlerle ya da çeşitli yapılarla paylaşmakta mıdırlar?
8. Bu şekilde yüksek kazanç sağlayan kaç kişi vardır?
9. İlgili denetleme kurumları bu olağanüstü yükselişten kaynaklı kazancı görmedi mi? Görmüşse müdahale etmedi mi?
10. Görmemişse ya da müdahale etmediyse görevi ihmalden soruşturma başlatılması gerekmiyor mu?
11. Denetleme kurumlarında görev alanların mali durumları nedir?
12. Denetleme kurumlarında görev alanların iktidar partileri ile bağlantısı olanlar var mı, varsa kimlerdir?
13. F.B.S. Kaya hakkında hukuki süreç neden başlamıyor, yurt dışına kaçma şüphesi var diyerek yurt dışından gelenleri bile içeri atarken, Sayan Kaya için nasıl ve neden bu kadar eminsiniz?
Tüm bu sorular cevap bulmadan bu krizin rafa kaldırılmaması gerekir, hatta gündemden düşmemesi gerekir. Mevcut iktidarın bu konunun üzerine gidip gitmeyeceğini bilemiyorum fakat hepimizin ortak bir tahmini olduğuna eminim.
Bugün Türkiye’de yolsuzluk denildiğinde çoğu zaman aklımıza ihaleler, kamu kaynaklarının kullanımı, belediyeler, şirketler, imtiyazlar ve devletin parasının nasıl harcandığı geliyordu şimdi buna fon ve borsa yolsuzlukları ilave oldu.
En önemlisi de bu yolsuzluklarda iktidar partisi ve bileşenlerinin hesap sorulamaz görünümleri dikkat çekmektedir. F.B.S. Kaya’nın hakkındaki bunca iddiaya rağmen henüz yargı yolu işletilmemiş olması oldukça düşündürücüdür.
Hazır düşünmeye başlamışken kendi adıma Cumhuriyet’in ilk yıllarında Atatürk döneminde yolsuzluklar var mıydı, varsa ne tedbir alınıyordu diye merak ettim. Konuyu araştırdığımda elde ettiğim bilgileri sizinle de paylaşmak istiyorum.
Kamu parasının partisi olmaz. Devlet ihalesinin ideolojisi olmaz. Yetimin hakkının siyasi görüşü olmaz. Eğer usulsüzlük varsa şüphe varsa, kim yapmış olursa olsun araştırılmalıdır.
CUMHURİYET’İN KURULUŞ YILLARINDAN BUGÜNE KALAN DERS
Cumhuriyet’in ilk yıllarında kamu maliyesi konusunda da önemli düzenlemeler yapılmış. Devletin gelir ve giderlerini TBMM adına denetleyen anayasal bir kurum olarak Divan-ı Muhasebat düzenlenmiş. Bütçe sistemi oluşturularak kamu harcamaları kayıt ve kurallar ile buraya bağlanmış
1934 yılında ise devlet ihalelerini düzenleyen 2490 sayılı Artırma, Eksiltme ve İhale Kanunu çıkarılmış.
Bütün bunların ortak bir mantığı olarak: Devletin parası, yöneticinin şahsi parası........
