Özgür Özel lider mi, yoksa sadece bir genel başkan mı?
Bu yazıyı Özgür Özel’i karalamak amacıyla kaleme almıyorum. Tam tersine, iktidarın değişmesinde en büyük umut olarak görülen bir partinin genel başkanının, insanların umutlarını tüketmesinden duyduğum rahatsızlık nedeniyle yazıyorum.
Eski CHP’nin, şimdi ise Yeni Parti’nin iktidara gelmesini Özgür Özel’den daha fazla istediğimi söyleyebilirim. Yeni Parti seçmeni, bu yazdıklarım nedeniyle bana kızacaktır. Ancak benim için önemli olan; bu ülkenin, Cumhuriyet’in temel değerlerine bağlı, dürüst, ahlaklı, namuslu ve vatansever kişiler tarafından, tam bağımsız bir ülke olarak yönetilmesidir.
Bu makaleyi buradan paylaşmak yerine Özgür Bey ile yüz yüze görüşerek kendisine anlatabilmeyi tercih ederdim.
“Neden Özgür Özel’e yüklenirken AKP ve MHP’ye birş ey söylemiyorsun?” diyenlere de öncelikle onları gerek sosyal medyadan gerkekse katıldığım programlarda üst perdeden hep eleştirdiğimi hatırlatmak isterim. Fakat onlardan bir ümidim yok. Ülkeyi getirdiği yer ortada, geçen her gün bir öncekini aratıyor. Ülke her alanda büyük sıkıntılar yaşarken birden birilerinin teröristle kardeş olmak için can attığını görüyorsak bunun kendi iradeleri olmadığını anlamak zor olmasa gerek.
Bu değerlendirmelere geçmeden önce bir hususun altını çizmek isterim: Liderlik üzerine yüksek lisans yapmış, subaylık hayatının büyük bir bölümünde komutanlık görevinde bulunmuş ve liderlik konusunda saha tecrübesi edinmiş birinin değerlendirmeleri olarak kabul etmenizi isterim.
Önce tabloya bakalım…
Sayın Özgür Özel, 8 Kasım 2023 tarihinde CHP Genel Başkanı oldu. 21 Mayıs 2026’da Genel Başkanlığı elinden alındı. 24 Temmuz 2026 tarihinde ise Yeni Parti’yi kurarak Kurucu Genel Başkan oldu.
CHP, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Türkiye’nin birinci partisi olarak çıktı ve beldeler hariç toplam 372 belediye kazandı.
Bugün kaç belediyesi kaldı? 351.
Yani 21 belediyeyi kaybetti.
“Kaç belediye başkanı AK Parti’ye geçti?” sorusunun cevabı ise 15.
Bunlardan biri büyükşehir, biri il ve 13’ü ilçe belediye başkanı.
Seçmenlerin güvenerek oy verdiği adayların başka partilere geçmesi, seçmenin iradesinin yok sayılması anlamına geliyorsa, bunun sorumluluğunu genel başkan da taşımalıdır. İyi bir lider, böyle bir tabloya engel olabilmeyi başarabilmelidir. Buna engel olamamak diğer belediye başkanlarının da geçiş kararı almasında cesaret verir.
Peki, kaç CHP’li belediye başkanı tutuklandı? 35.
Üstelik bunların arasında siyasi açıdan en kritik yerlerin belediye başkanları da bulunuyor. “Benim cumhurbaşkanı adayım” dediği Sayın Ekrem İmamoğlu da var.
Eğer bu belediye başkanları suçsuz yere tutukluysa, onları kurtaramadığı için; suçluysalar da yanlış aday tercihleri nedeniyle genel başkanın sorumluluğu sorgulanmalıdır.
Genel başkan olarak belirlenen adayların yanlışlığının da siyasi faturasını üstlenmek gerekir.
Neden doğru adayları........
