Kontrol noktaları kalktı… Peki ya tehdit?
Devlet ile terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın görüştüğünü, uzlaştığını veya aralarında herhangi bir sorun kalmadığını söyleyenlere itibar edilmemelidir. Onlar devleti bilmezler. Devlet, terör örgütüyle bu tarz bir ilişki içine girmez. Ayrıca böyle bir şey şehitlerimizi de incitecek onursuz bir durumdur. Eğer Öcalan ile görüşen, uzlaşan veya anlaşan bir yapı varsa, bunun devletin kendisinden ziyade mevcut siyasi iktidarın yürüttüğü bir süreç olduğu kabul edilmelidir. PKK ile AKP/MHP anlaştı olarak görülmesi gerekir.
Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan sürecin bozulmaması adına iktidar partileri tavizler verilmediğini söylese de gördüğümüz tablo öyle değil. Cezaevlerinden bazı hükümlülerin tahliye edilmesi ile beraber bazı katillerin, farklı şehirlerde konuşmalar yapabilmesi, terör örgütü propagandası yapılan faaliyetlere gerekli müdahale yapılmaması. Teröriste bile artık terörist demek yerine kurucu önder denilmesi, hatta statü verme gayretleri görülmektedir.
Geçtiğimiz ay terörle mücadele bölgesindeki 2.763 kontrol noktasının şak diye birden kaldırıldığı açıklandı. Bu kararın hangi kriterlere göre alındığı, sahada görev yapan güvenlik kurumlarının hangi raporlarına dayandığı kamuoyuna ayrıntılı şekilde açıklanmadı. O gün de bu kararın yanlış olduğunu dile getirmiştik. Bugün ise şu soruyu sormak gerekiyor: şu an durum ne ve beklenen hedeflere ulaşıldı mı?
Bölgeden kulağıma gelen bilgiler ışığında anlatayım…
Bölgede tecrübelere dayanarak açılmış olan kontrol noktaları yalnızca terör örgütü mensuplarının hareketlerini engellemek amacıyla kullanılmıyordu. Aynı zamanda insan kaçakçılığı, silah kaçakçılığı, kaçak sigara ve elektronik eşya ticareti gibi yasa dışı faaliyetlerin önlenmesinde de önemli rol oynuyordu. Elbette kontrol noktaları varken kaçakçılık tamamen engelleniyordu demek doğru olmaz. Ancak bu kontrol noktalarının olmaması hareket serbestisi sağlayacağı için kaçakçılık faaliyetlerin artmasına zemin hazırlayacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.
Şu anda örgütün, hendek olayları öncesindeki döneme benzer şekilde yoğun miktarda silah veya patlayıcı sevk ettiği yönünde kamuoyuna yansımış somut bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak güvenlik politikalarında ihtimaller de dikkate alınmalıdır, yarın ne olacağı belli olmaz. Fakat terör örgütüyle doğrudan bağlantısı bulunmayan kişilerin dahi oluşan bu daha rahat ortamdan yararlanarak özellikle Irak’ın kuzeyinden temin ettikleri ürünleri Türkiye’ye kaçak yollarla getirmesi kolaylaşmamış mıdır?. Bu kayıt........
