menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hürmüz, Trump ve Batı’nın korsan tarihî

22 0
06.05.2026

Mustafa Özgür Sancar yazdı…

İran’ın 14 maddelik bir önerisi var. Pakistan üzerinden sunulan bu maddelerin ağırlık noktasını savaşın sona ermesi ve tekrar başlamayacağının garanti edilmesi oluşturuyor. Yaptırımların kaldırılması, nükleer silâhlanma konusu olası anlaşmanın niceliksel olarak ağırlık kazanan diğer unsurları. Fakat, hiç kuşku yok ki, abluka ve Hürmüz Boğazı’ndaki mutlak İran egemenliği niteliksel olarak önerinin en önemli başlığını oluşturuyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI VE BATI EKONOMİ-POLİTİĞİ

İran’da Meclis başkan yardımcısı Ali Nikzad, Hürmüz’ün yönetimini petrolün millîleştirilmesi kadar önemli bir mesele olarak gördüklerini söyledi.

Son derece açık: Hürmüz Boğazı’ndaki rejim Batı ekonomi politiğini yüzde yüz belirliyor.

ABD’nin en önemli bağlaşıklarından Japonya ve Güney Kore enerji ithalatlarının üçte ikisini Hürmüz üzerinden yapıyorlar.

Körfez Ülkeleri Suudi Arabistan, Irak, BAE (Birleşik Arap Emirlikleri) Kuveyt ve Katar, ihracatçı statüsünde, petrol ve LNG ihracatlarını Boğaz’dan gerçekleştirdikleri için, İran’ın geçişi kapatmasıyla ciddi gelir kaybına uğruyorlar.

Avrupa ülkeleri enerji arzında büyük kesintiler ve fiyat şokları yaşayarak enerji bunalımının tam ortasında kalabilirler.

Günlük 15-20 milyon varil petrolün geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapanması Batı küresel ekonomisinin günlük rakamlarla 1 milyar dolar üzerinde zarar etmesi sonucunu doğurur.

Petrol fiyatları varil başına 120-200 dolar seviyelerine tırmanabilir.

Batı kapitalizmi tarihindeki en büyük darbeyi alır; Hürmüz Boğazı’nı yönetmek nükleer silâh üretmekten daha önemli…

İran, bu gerçekten hâreketle, 14 maddelik planın yanısıra, 12 maddeyi içeren bir Boğaz sözleşmesi talep ediyor.

TRUMP VE BATININ KORSAN TARİHÎ

Buna göre İsrail gemilerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin verilmeyecek. İran’a düşman aksiyon içinde olan gemiler, savaş tazminatı ödemeleri şartıyla Hürmüz Boğazı’ndan geçebilecekler.

Diğer bütün gemiler ise İran Meclisi’nin düzenlemeleri ve Tahran yönetiminin izin verdiği şartlarda Boğaz’dan geçebilecek.

Beyaz Saray ve bundan sonraki ABD yönetimleri için gerçek bir kâbus senaryosu…

İran’ın dize getiren bu hamlesine karşı alabilecekleri tek ”idari önlem” Korsanlık.

Cumhuriyet yazarı Mehmet Ali Güller (Cumhuriyet, 05.04.2026) bu durumu, isabetli biçimde, ablukaya abluka şeklinde tarif ediyor.

Washington, İngiltere ile bir olup, Venezuela’nın petrol tankerlerine, altın ve döviz rezervlerine el koydu. Maduro’yu kaçırdı. Benzer yöntemlerle Türkiye’nin parası ödenmiş uçaklarına el koydu. İran ve pek çok ülkeye aynısını yaptı. Ve Trump bir suç ikrarında bulunarak bu durumu ”Petrole el koyuyoruz, Son derece kârlı bir iş. Korsanlar gibiyiz” diyerek açıklıyor.

Trump’ın sözleri elbette uluslararası denizcilik faaliyetleri........

© Veryansın TV