Brezilya’da Lula kazanırsa, BRICS de kazanır, ABD kaybeder
Mustafa Özgür Sancar yazdı…
Toplumsal hafızanın silme teşebbüsünün en büyüklerinden bir tanesi Brezilya’da yaşandı.
Latin Amerika’nın bu en büyük ülkesinde, 1892’de hükûmet, kölelikle ilgili tüm belgeleri, sanki kölelik hiç yaşanmamış gibi yakma emri verdi; bu karar egemenlerin tarihi unutturma çabası olarak kayda geçti.
LATİN AMERİKA VE AFRİKALILARIN KANIYLA YAZILMIŞ BİR TARİH
Brezilya tarihi, Portekiz koloniciliğinin Latin Amerika’nın gerçek sahibi yerlileri kitlesel olarak yok edişinin acılarıyla sınırlı değil; fakat aynı zamanda milyonlarca Afrikalı’nın, vahşi hayvanlar gibi avlanarak, altın madenlerinde çalıştırılmak üzere okyanus ötesi yolculuklarda katledilmesinin acı gerçeğiyle yazılıdır.
Kargo gemilerinin farelerle dolu nemli depolarına istif edilen Afrikalılardan, günlerce süren aç susuz yolculuklar sonrası, sağ kalanlar bir insanın ancak sığabileceği yer altındaki dar koridorlarda altın madeni çıkarmaya zorlanmış, böylece Avrupa’nın merkantalist zenginliğine hayatları, gelecekleri tahvil edilmiştir.
Ayrıca hiç bilmedikleri bir coğrafyanın koşullarında, Avrupalı kolonicilerin taşıdıkları yeni tip virüs ve hastalıklar da bir başka can düşmanı olarak hayatlarına dâhil olmuştu. Tüm bu kitlesel yok oluşa karşın ayakta kalan Afrikalılar, bugünkü Brezilya’da çoğunluğu oluşturan siyahilerin atalarıdır.
Brezilya’yı, zengin doğal kaynakları (özellikle şeker kamışı, altın ve kauçuk) nedeniyle iliğine kadar sömürülen bir coğrafyadır.
EN ÇEŞİTLİ EŞİTSİZLİKLER ÜLKESİ
Uruguaylı yazar, düşünür Eduardo Galeano, ‘‘Aynalar” kitabında, Brezilya’daki kölelik geçmişinin üstünün nasıl örtülmeye çalışıldığını sarsıcı gerçekler eşliğinde anlatır. Resmî olarak köleliğin kalktığını, ancak toplumsal piramidin en üstünün hâlâ “en beyazlar”, en altının ise “en siyahlar ve yoksullar” olduğunu vurgular.
Yerlilerin ”crio” olarak tanımladığı kolonici dönemle birlikte, iskân politikası gereği Avrupa’dan gelip, Yeni Dünya’ya yerleşenlerin bugünkü torunları arasında, Brezilya’nın acı ve gözyaşıyla dolu tarihinin üzerine oturan eşitsizlikleri gidermek isteyenler var. Onlardan bir tanesi mevcut devlet başkanı Luiz Inácio Lula da Silva.
4 Ekim’de ilk turu yapılacak devlet başkanlığı seçiminde yine aday ve son derece tutarlı biçimde gelir eşitsizliği, yoksullukla radikal mücadele, Amazon ormanlarının korunması temelinden şekillenen iç politika hedeflerini gerçekleştiriyor.
AMAZON, DOĞA VE TOPLUMSAL EŞİTLİK
Lula, devlet yatırımlarını artırarak, aşırı sağcı eski devlet başkanı Bolsanora’nın yarattığı yıkıcı neoliberal etkileri büyük ölçüde ortadan kaldırmış durumda; tam da bu nedenle kendi tabanını firesiz koruduğu gibi, ilk tur öncesi, yüzer geçer oyları da kendisine çekiyor.
Ayrıca ten rengi ya da etnik kökeni nedeniyle hiç kimsenin dışlanamayacağı, Brezilya bayrağındaki kürede anlamını bulduğu şekliyle, tüm yurttaşların Brezilya üst kimliğinde eşit ve birleşmiş bir topluluk olduğunu samimi biçimde savunuyor olması, ırkçı Jair........
