menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savunmada denge arayışı

138 0
04.10.2026

İsmet Hergünşen yazdı…

Batı dünyasından son yıllarda gelen açıklamalar, Pireneli Bias’ın şu sözlerini hatırlatıyor:

“Yaptığını iyi düşün, çok dinle, yerinde konuş; alacağını ikna ederek al, zorla değil.”

Bugün Türkiye’nin NATO, ABD ve Avrupa ile ilişkilerine bakıldığında bu öğüdün, özellikle diplomasi açısından geçerliliğini koruduğu görülüyor.

Ancak mesele artık yalnızca Türkiye’nin NATO içindeki konumu veya S-400 tartışması değil. Asıl soru, değişen güvenlik ortamında Türkiye’nin ittifak ilişkilerini sürdürürken kendi savunma ihtiyaçlarını ve stratejik önceliklerini nasıl koruyacağıdır.

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması, 2019’dan bu yana Ankara-Washington ilişkilerinin en önemli sorun başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. ABD, 2020’de CAATSA kapsamında Türkiye’ye yaptırım uygularken, Türkiye’nin F-35 programındaki ortaklığı da sona erdi.

Bununla birlikte 2026’da dosyada yeni bir diplomatik hareketlilik oluştu. Temmuz ayında NATO’nun Ankara Zirvesi sırasında ABD Başkanı Donald Trump, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması yönünde niyet açıkladı. Türk yetkililerde aynı dönemde CAATSA ve F-35 konularında tarafların önceki dönemlere göre daha yakın olduğunu belirtti.

Dolayısıyla S-400 meselesini bugün kesin biçimde sonuçlanmış bir dosya olarak değil, devam eden bir müzakere başlığı olarak değerlendirmek gerekiyor.

Öte yandan Türkiye’nin hava savunması da dönüşüyor. İtalya’ya ait SAMP/T sisteminin Konya’da konuşlandırılması ve yerli SİPER sisteminin “Tam Harekat Kabiliyeti’ne........

© Veryansın TV