Carney’in sözleri ahlaksızlığın resmi
Ahmet Müfit yazdı…
Bu yazıda, üretimden koparak ve kendi vatandaşını, vatandaşının en kişisel verilerini dahi finans ve bilişim sektörü daha da büyüsün, siyaseti kolayca satın alabilsin diye bu kesimlere peşkeş çeken, bu gidişi eleştirenleri, gelişime karşı duran gericiler olarak ilan eden, tüm dünyayı kendi malıymış gibi ve kendi çıkarlarına uygun şekilde yeniden düzenlemeye kalkan ABD liderliğindeki Neoliberal Küreselleşmeci dünya düzeni diyerek, dünyayla birlikte kendisini de yok eden Batının, çok boyutlu çöküşünün geldiği noktayı ele alacağım. Bunu yaparken, Trump’ın önceki ABD Başkanlarından “farklı” tutumuyla şaşkına dönmüş AB ve NATO’nun, Grönland konusundaki aczi ve eski Kanada ve İngiltere Merkez Bankaları Başkanı, şimdilerde Kanada Başbakanı olan Mark Carney’nin, Davos’taki açıklamaları başta olmak üzere, söz konusu kesimden, son dönemde gelen açıklama ve itirafları, tespit ve eleştirilerimin dayanakları yapacağım.
NATO, bizim ülkemiz ve daha pek çoğu gibi Ukrayna’yı da, resmen olmasa da fiilen, söz konusu ülkenin ulusal egemenliğini ortadan kaldıracak şekilde siyaseten ve ekonomik olarak işgal etmeye kalkınca, bu girişimin esas hedef ülkesi Rusya, Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın ifadesiyle hedefi Rusya’yı küçük ülkelere bölmek yani parçalamak olan bu operasyonu başarısız kılmak ve 2014’deki batı istihbarat örgütleri destekli kalkışma sonrası faşist bir yönetimim kontrolüne geçen Ukrayna’daki, ölüm tehdidi altındaki Rus kökenli nüfusu korumak için Ukrayna’ya müdahale eden Rusya karşısında aslan kesilen AB ve NATO’nun, Trump’ın Grönland konusundaki tacizleri karşısındaki aczi konusu ile başlayalım.
Bu başlıkta ele alacağım ilk kişi, Grönland’ın bağlı olduğu Danimarka’nın Başbakanı ile birlikte düzenledikleri ortak basın toplantısında “Grönland, Grönland halkınındır. Danimarkalı ya da Amerikalı olmak istemiyoruz. Grönland’lı olmak istiyoruz.” ifadelerini kullandıktan sonra, lafın devamında Trump’la “birleştirici unsurlar” konusunda görüşmeye hazır olduğunu “İş birliği diyalogla bağlantılıdır ve çözüme yönelik çalışılacağı anlamına gelir” diyerek, baştaki kahramanca söylemini, fiilen yok düzeyine indiren sözde, halkını ve vatanını satan Grönland’ın Başbakanı Mute Bourup Egede.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ele geçirmeye yönelik tehditlerini yakından takip ettiklerini, Trump’ın Grönland’a yönelik söylemlerinde askeri güç kullanma ihtimalini dışlamadıklarını, “Dolayısıyla biz de aynısını yapmaktan kaçınmayız. Bu, ABD Başkanı’nın söyledikleri veya söylemediklerinin doğal bir sonucu olur.” diye konuşan eski Davos patronu Klaus Shwab imalatı Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen’in tavrı da farklı değil.
“Grönland’ın geleceği konusunda tek karar alıcı Grönland halkıdır” diyerek sözde Grönland’ın egemenliğini savunur gibi yaparak topu yani bu konudaki sorumluluğu Grönland Başbakanına atan, Grönland, Danimarka’nın dolayısıyla AB’nin parçası değilmiş gibi kenara çekiliveren, AB Komisyon Başkanı, konu Rusya olunca Demir Leydi oluveren, üye ülke haklarına söz bırakmayan Ursula von der Leyen de, konu ABD olunca pamuğa dönüşmüş........
