menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

2026 Türkiye’sinde Sosyal Medya ve İnsan Kalmak

39 0
01.04.2026

2026 yılı ilk çeyreğinde Türkiye, sadece internet kullanan bir ülke olmaktan çıktı; artık "dijitalin içinde yaşayan" bir topluma dönüştü. Sokağa çıktığınızda gördüğünüz her 10 kişiden 9’u cebinde koca bir dünya taşıyor. Evde, işte, otobüste hatta araç kullanırken bile artık sürekli online bir toplum olduk. Yıllar önce yaptığımız “Whatsappsapien”araştırmasında olduğu gib artık “socialmediasapiens”olduk. Ancak bu sadece bir teknoloji meselesi değil, yeni bir yaşam biçimi.

We Are Social 2026 verileri bize çarpıcı bir tablo sunuyor: Haftada 41 saatten fazla vaktimizi internette, bunun 25 saatini ise sadece sosyal medyada geçiriyoruz. Bu, her hafta yaklaşık iki tam günümüzü fiziksel dünyadan "firar ederek" dijital koridorlarda harcadığımız anlamına geliyor. Dünya ortalaması haftalık 33 saatlerdeyken, biz Türk toplumu olarak dijital dünyada adeta "fazladan bir mesai" yapıyoruz. Ayrıca şu veriyi paylaşmak lazım, sosyo-ekonomik olarak gelişmiş ülkelerde sosyal medya kullanım oranı gelişmemiş ülkelere oranla daha düşük.

Peki, bu devasa dijital yoğunluk bizi nasıl bir insana ve topluma dönüştürüyor?

1. Zamanın Rengi Değişti: "Paylaşıyorum, Öyleyse Varım"

Eskiden boş vakitlerimizde komşuya gider, sokakta çocuklar oynar, aylaklık yapar, mahalle kahvesinde oturur ya da bir kitapla baş başa kalırdık. Şimdi ise "boş vakit" kavramı yerini tamamen "ekran vaktine" bıraktı. Haftalık 25 saatlik sosyal medya kullanımı, bir "performans toplumu" olduğumuzun kanıtı. Artık bir anı sadece yaşamak bize yetmiyor; o........

© tv100