TÜRKİYE EKSENİ: KÜRESEL DENKLEMİN YENİ MERKEZİ
Mekke Paktı'ndan BRICS, ŞİÖ ve TDT'ye; Afrika'dan Denizlere Avrasya’nın Jeopolitik Kilidi
Dünya, tek kutuplu ezberlerin yıkıldığı ve güç merkezlerinin sürekli yer değiştirdiği çok boyutlu bir geçiş döneminden geçiyor. NATO ve Avrupa Birliği gibi geleneksel Batı blokları stratejik birer kimlik krizi yaşarken BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) gibi yükselen çok kutuplu ittifaklar, küresel siyasetin yeni çekim alanlarını oluşturuyor. İşte bu devasa tektonik kırılmanın tam merkezinde; İslam dünyasının tarihsel omurgasını, bölgesel dayanışmayı ve Ankara-Mekke-İslamabad güvenlik eksenini simgeleyen Mekke Paktı vizyonundan küresel ticaretin ve enerjinin geçiş koridorlarına kadar uzanan coğrafi bir dev yer alıyor: Türkiye. Bugün artık çok net bir şekilde görülmektedir ki üç kıtanın kesişim noktasında yükselen Türkiye ekseni, küresel denklemlerin hem kurucu hem de bozucu en temel iradesidir. Türkiye’nin masada olmadığı, rızasının alınmadığı veya oyun planına dahil edilmediği hiçbir bölgesel tasarımın kurulması, yürütülmesi ve kalıcı olması jeopolitik olarak imkânsızdır.
Çok Kutuplu Dünyada Denge Siyaseti: BRICS, ŞİÖ ve TDT Denklemi
Geleneksel olarak Batı ittifak sisteminin ve NATO'nun en güçlü kanatlarından birini oluşturan Ankara, bugün Avrupa Birliği ile olan ilişkilerini rasyonel bir zeminde tutarken küresel ekonominin ve siyasetin yeni ağırlık merkezleriyle de çok boyutlu ilişkiler geliştiriyor. Türkiye, bir yandan BRICS ile "ortak ülke" statüsünde bağlarını derinleştirirken diğer yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi programlarına katılımıyla Avrasya coğrafyasındaki varlığını en üst düzeye çıkarıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ŞİÖ zirvelerinde yürüttüğü yoğun diplomasi........
