Nereye doğru gidiyoruz?
Köksüz bir ağaç olamayacağı gibi, geçmişle bağları koparılan bir insanın asude bir hayat yaşaması mümkün müdür?
Nasıl ki fizyolojik ve biyolojik özelliklerimizin taşınması DNA molekülleriyle sağlanıyorsa; maneviyatımızın geleceğe taşınması da fen ve din ilimlerinin öğrenilmesi ve öğretilmesi ile beraber; örf, âdet ve geleneklerimizin nesilden nesile aktarılmasıyla mümkündür.
Bu aktarım ise ancak ailedeki temel eğitimden sonra; ilminde mütehassıs, rehber şahsiyetlerin vereceği eğitimle ve onların doğru kaynaklardan süzülerek hazırladıkları eserleri ve dahi onların insanlığa numune olan hayatları sayesinde mümkün olabilir.
İyi insanların nesebinden ve ruh yapısından gelen asaletinde bunları fark etmek çok da zor olmasa gerek. Zira "Her şey aslına rücu eder" düsturu, bu hakikatin en güçlü delilidir.
Geçtiğimiz asra kadar önce aileden, sonrasında ise aklıselim ve ilim sahibi rehberlerden aldığımız eğitim sayesinde toplum olarak çok daha rahat, mutlu ve huzurluyduk.
O dönemin insanlarının; eğitmek, yetiştirmek ve sahip........
