Dil kalbin tercümanıdır
Bir insanı hiç görmeden, konuşmasını dinleyerek tanıyabilir miyiz? Kelimeleri, sesinin tonu ve hitabı onun bilgisini, görgüsünü ve insanlara verdiği değeri gösterir. Çünkü söz, insanın iç dünyasını da gösterir.
İnsan bazen haklı olduğu hâlde kendisini doğru anlatamadığı için haksız duruma düşebilir. Aynı düşünce sert ve gelişigüzel söylendiğinde tepki doğurur; açık ve ölçülü söylendiğinde ise dinlenir. Ancak güzel konuşmak, süslü kelimeleri sıralamak değildir. Akıcı fakat anlamsız bir söz, kokusuz çiçeğe benzer. Söz hem manalı hem de yerinde olmalıdır.
Dil, yalnızca bir anlaşma aracı değildir bir milletin de hafızasıdır. Atalarımızın sevinci, kederi ve hayata bakışı kelimelere, deyimlere ve atasözlerine sinmiştir. Bunları bozduğumuzda geçmişimizle bağımızı da zayıflatırız.
Bugün sosyal medyada ve günlük konuşmalarda kaba sözler, yanlış söyleyişler ve özensiz ifadeler hızla yayılıyor. Bir kelime yanlış biçimde tekrarlandıkça zamanla doğru zannediliyor. Bundan en çok, dili çevresinden öğrenen çocuklar ve gençler etkileniyor.
Peki bu gidişi nasıl değiştirebiliriz? Önce Türkçeyi sevmeliyiz. Güzel eserler okumalı, anlamını bilmediğimiz kelimeler için sözlüğe bakmalı ve güzel konuşanları........
