Türbedeki yağ tenekeleri!..
İçimden “bir insan öldükten yüzlerce yıl sonra bile anlatılıyorsa gerçekten yaşamıştır” dedim...
Hatırımı anlatmaya bugün de devam ediyorum...
Dedenin bulunduğu yer köyün yukarısındaydı. Dar patikalardan çıkıyor, taşlı yollarda nefes nefese yürüyorduk. Yol boyunca çam kokusu burnumuza doluyordu. Halil öğretmen terini silerek “Hocam” dedi gülerek; “bu kültür envanteri bizi dağcı yaptı.”
Ben de nefes nefese “Biraz daha çıkarsak Horasan’a ulaşacağız galiba…” dedim.
Hepimiz güldük. Sonunda eski taş duvarlarla çevrili yere vardık. Sessizlik hâkimdi. Rüzgâr sadece ağaç dallarını sallıyordu. Kapı kilitli değildi. Yavaşça içeri girdik. Genişçe bir alandı. Ortada sade bir mezar vardı. Başucunda eski........
