menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kar altında büyük umut

11 0
yesterday

“İçeri girdiğimde sobanın çıtırtısı, dışarıdaki ayaza âdeta meydan okuyordu.”

1982’nin sonbaharı idi. Mersin’in turunç kokulu sıcaklığından ayrılıp Bingöl’ün ayazına doğru uzanan o uzun yol…

Otobüs, virajlı yolları ağır ağır tırmanırken camdan dışarı bakıyordum. Sarıdan kahverengiye dönen toprak, giderek beyaza çalıyordu. Dağların zirvelerine ilk kar düşmüştü. İçimde hem ürperti hem heyecan vardı.

Genç ilçesine vardığımda beni köye götürecek tek araç, Bayram’ın elli NC minibüsüydü. Motoru çalışırken sanki homurdanarak konuşuyordu.

“Hocam,” dedi Bayram, aynadan bana bakarak, “Yeniçevre’ye ilk defa mı gidiyorsun?”

“Evet,” dedim. “Nasıl bir yer?”

“Zor yerdir… Ama insanı sıcaktır.”

Minibüs virajı dönerken bir anda........

© Türkiye