Dilenci değil, sıradan vatandaş
“Kaldırımda tek başına beklemeye korkuyorum, nedenini dilim döndüğünce anlatayım...”
İnsan en çok nereden kırılır? Kötü bir sözden mi, haksızlıktan mı? Yoksa hiç tanımadığı birinin, yüzüne bile bakmadan onun kim olduğuna peşinen karar vermesinden mi?
Ben bunu çok küçük yaşta öğrendim. Niğde Cemil Meriç Görme Engelliler Okulunda okuyordum. O yatılı okul günlerinden birinde babam ziyaretime gelmişti. Dönüşte, okulun yakınlarındaki bir seyyar satıcının önünde durduk. Babam bana kışlık, kalın bir çorap alacaktı. Tezgâhtaki çorapları inceledi, birkaçını eline alıp daha kalını olup olmadığını sordu.
Satıcı yüzümüze bile bakmadan “Bulmuşsun bunu, daha ne istiyorsun?” dedi.
Babamın duruşu dikleşti:
“Ben dilenci değilim kardeşim. Çocuğuma paramla çorap alacağım.”
Çocuk........
